YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6556
KARAR NO : 2011/9960
KARAR TARİHİ : 15.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi, katılan Hazine ve davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2007/8729-11162 sayılı 24.09.2007 günlü red-bozma kararında özetle: “1) Dosyada mevcut 20.9.2006 tarihli bilirkişi raporunda çekişmeli taşınmazın (A) ile gösterilen 9288,55 m2’lik kısmının orman sayılan (B) ile gösterilen 19438,62 m2’lik kısmının orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiştir. Taşınmazın (A) ile gösterilen kısmının öncesi orman olup bu tür yerler zilyetlikle kazanılamayacağından davalının (A) ile gösterilen kısma yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmektedir.
2) Çekişmeli 118 ada 108 sayılı parsele revizyon gören 260 nolu vergi kaydı değişir sınırlı ve 8000 m2 yüzölçümündedir. 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesine göre harita, plan ve krokiye dayanmayan kayıt ve belgelerde belirtilen sınırlar, değişebilir ve genişletilmeye elverişli nitelikte ise, bu tür kayıtların kapsamı yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla, vergi kayıtları miktarı ile geçerlidir. Vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturur.
Bu nedenle; mahkemece komşu parsellerin tutanak ve dayanakları getirtildikten sonra önceki bilirkişiler dışında ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte zilyetlik tanıkları taşınmaz başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl, ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar davalı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; taşınmazın (B) ile gösterilen 19.438,62 m2’lik bölümünün zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden olup olmadığı konularında ziraat mühendisinden rapor alınmalı, komşu parsel kayıtları ile bilirkişi ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenerek komşu parsel kayıtlarının çekişmeli parsel yönünü ne okuduğu saptanmalı, vergi kaydının kapsamı yüzölçümüne değer verilerek 3402 sayılı Yasanın 20/C, 21 ve 32/3 maddeleri gereğince belirlenmeli; 3402 sayılı Yasanın 14. maddesi uyarınca, davalı yönünden de tapu sicil ve kadastro müdürlükleri ile mahkeme yazı işleri müdürlüğünden araştırma yapılıp, sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, yasanın getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanmalı ve ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece,bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Mezit köyü 118 ada 108 nolu parselin tespitinin iptali ile 11.10.2010 günlü fen bilirkişi raporunda (A) ve (B) ile gösterilen toplam 22727,17 m²’lik kısmın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, (C) ile gösterilen 5000 m²’lik kısmın davalı adına tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi, katılan Hazine ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 24/04/1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 1744 sayılı Yasayla değişik 2. madde uygulaması bulunmaktadır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının davacı … Yönetimi ve davalı …’e ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 15.09.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.