YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/9223
KARAR NO : 2011/13998
KARAR TARİHİ : 05.12.2011
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … köyü Çardaklı mevkiinde bulunan yaklaşık 6000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasının 713. maddesi hükmüne göre taşınmazın adlarına tescilini istemiştir. Yargılama sırasında dava konusu taşınmazın 500 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde kaldığı tespit edilmiştir. Gökçekaya köyü 500 ada 1 parsel yörede 2007 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında orman vasfıyla 25486129 m2 yüzölçümü ile Hazine adına tespit edilmiş olup halen tapuda ayni şekilde kayıtlıdır. Mahkemece, davanın kabulü ile (A) ile gösterilen 7320,26 m2’lik yerin 500 ada 1 parselden iptali ile tarla vasfıyla davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 10 yıllık süre içinde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak açılan tapu iptali tescil davası niteliğindedir.
Çekişmeli kaşınmazın bulunduğu yörede 1969 yılında yapılan orman kadastrosu ile 22.12.2006 tarihinde ilan edilerek kesinleşen daha önce orman kadastrosu yapılmayan yerlerde orman kadastrosu ve daha önce orman kadastrosu yapılan yerlerde aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; Çekişmeli taşınmaz 500 ada 1 nolu orman parseli içinde kalmakta olup taşınmazın öncesinin orman sayılan yerlerden olup olmadığı araştırılmamıştır.
Mahkemece en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ile 1980 li yıllara ait hava fotoğrafları ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında serbest orman mühendisleri arasından seçilecek bir uzman orman yüksek mühendisi,ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman
sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; eğer çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığı anlaşılırsa, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır. Ayrıca mahkemece çekişmeli taşınmaz gözlenmeli ve üzerinde neler bulunduğu keşif tutanağına yazılmalı, çekişmeli taşınmazın 4 taraftan renkli fotoğrafı çektirilip dosya arasına konulmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma (Medeni Yasanın 713. maddesi, 3402 sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki) koşulların araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak, yapılacak keşifte 1980 lı yıllara ait hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip çekişmeli taşınmazın fiili durumunuda belirtir şekilde rapor alınmalı, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıkları H.Y.U.Y.’nın 259. ve 265. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip; taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı belirlenmeli, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 05/12/2011 günü oybirliği ile karar verildi.