Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8685 E. 2011/9730 K. 13.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8685
KARAR NO : 2011/9730
KARAR TARİHİ : 13.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yerel mahkemece verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Dairemizin 26.05.2010 gün ve 2010/4073-7003 sayılı ilamıyla bozma kararı verilmiş, süresi içinde … ve ….. İnş. Tur. San. Tic. Aş. adına … tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içindeki tüm belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

3402 sayılı Yasanın 39. maddesi gereğince 2008 ve 2009 yıllarında … köyünde yapılan kadastroda 101 ada 1 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 14.338.96 m2 ve 80.749,67 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, … A.Ş., 101 ada 2 parsel sayılı 61.372.40 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise … adlarına tespit edilmiş; davacı …, parseller şirket ve davalı … adlarına tesbit edilmişse de, aynı mevkiide bu kişilere ait 11.04.1969 tarih 39 numaralı tapu kaydının bulunduğu ve bu tapu kaydının 3676 m2 yüzölçümünde olduğu, miktar fazlasının Hazineye ait olduğu, tespitin Medeni Yasanın 705, 706 ve 707. maddeleri ve 3402 sayılı Yasanın 14. maddesine aykırı olduğu, tespitlerinin iptali ve Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 14.07.2007 gün ve 2008/7160-10540 sayılı bozma kararına uyularak yapılan araştırma sonunda mahkemenin 14.05.2009 gün ve 2008/4-2 sayılı davanın kısmen kabulüne, dava konusu 101 ada 1 parselin davalı … A.Ş. 101 ada 2 parselin (B)=2962 m2 ve (C)=239 m2 bölümlerinin orman niteliğiyle Hazine, (Z)=2920 m2 bölümünün kumluk niteliğiyle Hazine adına, kalan kısmın (55.249 m2) tespit gibi … adına, 101 ada 3 parselin (A)=7698 m2 bölümünün hali arazi niteliğiyle Hazine, (D)=591 m2 bölümünün orman niteliğiyle Hazine, (Y)=2510 m2 ve (X)=6144 m2 bölümlerinin kumluk niteliğiyle Hazine, geriye kalan 64.805 m2 bölümünün … A.Ş. adına tespit gibi tesciline ilişkin kararı, davacı … müdahil Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiş, hüküm Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2010 gün ve 2010/4073-7003 sayılı kararı ile “Mahkemece, davalıların tutunduğu tapu kaydının çekişmeli 101 ada 3 parsele uyduğu, (B), (C) ve (D) bölümlerinin orman; (A) bölümünün hali arazi, (X), (Y) ve (Z) bölümlerinin ise kumluk niteliğinde olduğu, kalan bölümlerde ise davalı taraf yararına kazandırıcı zamanaşımı yolu ile taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu gerekçesiyle hüküm kurulmuşsa da bozma gereklerinin tam olarak yerine getirilmediği, şöyle ki; hükmüne uyulan bozma kararında, 3676 m2 yüzölçümlü tapu kapsamının 101 ada 3 parselin güneyinde … (E) işaretli bölüm olduğu, yine davalıların tutunduğu 29.09.2004 tarihli 13 dönüm yüzölçümlü senet kapsamının ise belirlenmediği, senet kapsamının belirlenmesi ve o tarihte kazanılan tarlanın 13 dönümden fazla olamayacağının düşünülmesi, eski tarihli resmi belgelere göre yapılacak inceleme sonucunda taşınmazın o tarihlerde kullanılıp kullanılmadığının da saptanarak, tapu kayıt fazlası taşınmaz bölümlerinin zilyedlik yoluyla kazanılıp kazanılamayacağının tartışılması gereğine değinildiği halde, mahkemece yapılan araştırma ve inceleme sonucu taşınmazın 1991 yılında kesinleşen orman kadastro sınırının dışında kaldığı, 1953 ve 1993 tarihli memleket haritasında da açık renkli orman sayılmayan yerler kapsamında kaldığının belirlendiği, davalıların tutunduğu T.Sani 1303 Yoklama tarih 91 numaralı sicilden gelen Ekim 2004 tarih 30 numarada davalı şirket adına tescil edilmiş olan tapu kaydının sınırlarının doğusu: Yol, batısı ve güneyi: Kuruçay, kuzeyi orman olup gerçekten taşınmazların doğu ve kuzey sınırında 1991 yılında orman kadastrosu kesinleşen Kireçdere Devlet Ormanı bulunduğu, 29.09.2004 günlü satış senedinin tam olarak taşınmazların hangi bölümüne uyduğu kroki üzerinde gösterilmemişse de senet sınırlarının doğusu: Yol, batısı ve güneyi: …, kuzeyi ise … tarlası ve yine orman olduğu, o halde; çekişmeli taşınmaza ait olduğu kabul edilen Ekim 2004 tarih 30 numaralı tapu kaydının değişir sınırlı olduğu, sınırda 1991 yılında kadastrosu kesinleşen Kireçdere Devlet Ormanının bulunduğu, miktar fazlasının sınırdaki devlet ormanından kazanılmaya çalışıldığı ve orman kadastrosunun kesinleştiği 1991 yılı ile davanın açıldığı 2005 yılı arasında kazanmayı sağlayan 20 yıllık sürenin dolmadığı göz önünde bulundurularak 3676 m2 tapu kapsamı (08.05.2007 tarihli krokide (E) bölümü olarak belirlenmişse de, hükme esas alınan 28.04.2009 tarihli krokide (X) işaretli kumluk alanda kaldığından) fen bilirkişiye yeniden belirlettirilerek sadece bu kesim için açılan davanın kabul edilmesi, kayıt kapsamı dışındaki bölümler hakkındaki davanın ise red edilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş, davalı şirket Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 26.05.2010 gün ve 2010/4073-7003 sayılı bu bozma kararının düzeltilmesini ve yerel mahkeme kararının onanmasını istemektedir.
1) İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve kesinleşmiş orman kadastro tutanak ve haritaları ile memleket haritası, amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli 101 ada 2 sayılı parselin (B) ve (C) ile gösterilen sırasıyla 2962 m2 ve 239 m2 yüzölçümündeki bölümler ile 101 ada 3 sayılı parselin krokisinde (D) ile işaretlenen 591 m2 bölümlerinin orman sayılan yerlerden olduğu, 101 ada 2 sayılı parselin (Z) işaretli 2920 m2 bölümünün kumluk niteliğiyle, 101 ada 3 sayılı parselin (A) ile gösterilen 7968 m2 bölümünün hali arazi niteliğinde olduğu, (Y) ile gösterilen 2510 m2 bölümün ve (X) ile gösterilen 6144 m2 bölümün kumluk niteliğinde zilyetlikle edinilemeyecek yerlerden olduğu belirlenerek Hazinenin bu bölümlerin tamamına, Orman Yönetiminin ise 101 ada 2 parselin (B) ve (C) bölümlerine, 101 ada 3 parselin (D) işaretli 591 m2 bölümüne ilişkin davasının kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına, bu bölümlere ilişkin karar temyiz edilmeden kesinleştiğine göre, davalı şirket ve gerçek kişinin bu bölümlere temas eden karar düzeltme istemi yerinde görülmediğinden reddi gerekmiştir.
2) Davalı … Sanayii A.Ş.’nin 14338 m2 yüzölçmündeki 101 ada 1 sayılı parselin tamamı ve 101 ada 3 sayılı parselin 64805 m2 bölümüne, davalı …’in 101 ada 2 sayılı parselin 55.249 m2 bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince; Daire bozma kararında bozma gereklerinin yerine getirilmediği, davalı şirketin tutunduğu satış senedinin 13 dönüm yüzölçmünde olduğu, tapu kaydının ise 3676 m2 olduğu, kayıtların sınırlarında orman bulunduğuna göre kapsamlarının yüzölçümüne değer verilerek belirleneceği, kayıt miktar fazlasının sınırdaki ormandan açıldığının, orman kadastrosunun kesinleştiği tarihe kadar orman sayılan yerlerden olduğunun kabul edilmesi, orman kadastrosunun kesinleşmesinden sonra da 20 yıllık zilyetlik süresinin dolmadığı gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmişse de, davalı şirketin tutunduğu 29.09.2004 tarihli zilyetliğin devrine ilişkin senetle, satıcılar …, …. ve … tarafından sınırları bildirilen 200 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz ve bu taşınmazın içindeki 13 dönüm yüzölçümündeki taşınmazın … mirasçılarına ait olduğu senede yazılmak suretiyle, alıcı …. Sanayii A.Ş.’ne satılmış, yine 29.09.2004 tarihli “Zilyetliğin devrine ait senet” başlıklı satış senedi ile de … mirasçılar … ve arkadalarına ait 13 dönümlük bu yer … Sanayii A.Ş.’ne satılmıştır. Dosyadaki satış senetlerinden 3676 m2 yüzölçmündeki Nisan 1969 tarih ve 61 numarlı sicilden gelen … ve arkadaşlarına ait taşınmaz Ekim 2004 gün ve 25 numarasıyla … Sanayii A.Ş. Satılmakla şirket adına Ekim 2004 gün ve 25 sıra numaralı tapu kaydının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. Dosyadaki satış senetleri ve tapudaki devir işlemleri bir arada göz önünde tutulduğunda, özellikle malik silsilesi, sınırları ve miktarları farklı olduğu için, birisi tapuda kayıtlı 3676 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, birisi de toplam 200 dönüm yüzölçümündeki tapusuz taşınmaz olmak üzere, davalı … Sanayii A.Ş. tarafından iki parça taşınmaz satın alındığı anlaşılmaktadır. Bir başka deyişle, satış senedi bozma kararında ifade edildiği gibi 13 dönüm yüzölçümündeki yerin satışına ilişkin olmayıp, toplam 200 dönüm yüzölçmündeki taşınmaza ilişkindir. Dayanılan Nisan 1969 tarihli silcilden gelen 3676 m2 miktarlı tapu kaydı ise bu taşınmazdan ayrı ancak aynı yerdeki bir başka taşınmaza ilişkindir. Yapılan uygulamada bu tapu kaydının 3 sayılı parselin bir bölümünü kapsadığı belirlenmeştir. Tapu kaydı ve satış senedinin kapsamlarının yüzölçümleri dikkate alınarak hesap edileceği düşünülse bile tapu kaydı ve satış senedinin kapsamları ayrı ayrı belirlenmelidir. Davalı şirket adına tesciline karar verilen bölümler 101 ada 1 sayılı 14338, 96 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tamamı ve 101 ada 3 sayılı parselin 64.805 m2 yüzölçümündeki bölümü olmak üzere toplam 79.143,96 m2’dir. Davalı gerçek kişi adına tescil edilen bölüm ise 101 ada 2 sayılı parselin 55.249,96 m2 yüzölçmündeki bölümüdür. Mahkemece yapılan araştıma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen bilirkişi raporlarıyla bu bölümlerin tarım alanı olduğu ve 20 yıldan fazla süredir davalı şirket ve gerçek kişinin satın aldığı kişiler tarafından eklemeli zilyet edildiği, satım tarihinden önce yararlarına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluya taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu belirlenmiş, ayrıca davalı şirket ile gerçek kişi adına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle başkaca taşınmaz kayıt edilmediği bildirilmiştir. Bir başka deyişle, 3402 sayılı Yasanın 14. maddesindeki kısıtlamalar davalı şirket ve gerçek kişi yönünden araştırılmıştır.
Açıklanan hususlar gözetildiğinde, 101 ada 1 sayılı 14338, 96 m2 yüzölçmündeki parselin tamamı ile ve 101 ada 3 sayılı parselin 64,805 m2 bölümü olmak üzere toplam 79.143,96 m2 yüzölçümündeki taşınmazın davalı … Sanayii A.Ş., 101 ada 2 sayılı parselin 55.249,69 m2 bölümünün ise davalı gerçek kişi adına tesciline ilişkin yerel mahkeme kararı yasal olup, bu bölümlere ilişkin yerel mahkeme kararın bozulması yönündeki daire kararı doğru değildir. Bu nedenle, davalı şirket ve gerçek kişinin karar düzeltme isteminin kabulüyle bu bölümlere ilişkin bozma kararı kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün onanması gerekmiştir.
SONUÇ: 1) Yukarıda birinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı şirket ve davalı gerçek kişinin yerinde görülmeyen sair yönlere temas eden karar düzeltme istemlerinin REDDİNE,
2) Yukarıda ikinci bendde açıklanan nedenlerle; davalı şirket ve davalı gerçek kişinin karar düzeltme istemlerinin KABULÜ ile Dairenin 25.06.2010 gün ve 2010/4073 – 7003 sayılı bozma kararının KALDIRILMASINA, aynı nedenlerle yerel mahkemenin 14.05.2009 gün ve 2008/4 E., 2009/2 K. sayılı kararının ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde yatıran davalı gerçek kişi ve şirkete iadesine 13.09.2011 günü oybirliği ile karar verildi.