Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/7309 E. 2011/11377 K. 11.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7309
KARAR NO : 2011/11377
KARAR TARİHİ : 11.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastrosu sırasında, … ilçesi, … köyü 295 ada 2 ve 3 parsel sayılı sırasıyla 3848,34 m² ve 5847,81 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 6831 sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olduğu gerekçesiyle tarla niteliğiyle Hazine adına ve 2 parsel de davalı kişi, 3 parselde ise davacı kişi lehine tutanağın beyanlar hanesine kullanım şerhi verilerek tespit edilmiştir. Davacı vekili, müvekkilinin kullanımında olan 295 ada 3 parsel sayılı taşınmazın beyanlar hanesine müvekkili lehine kullanım şerhi verildiğini ancak fiilen müvekkilinin kullanımında bulunan ve dilekçeye ekli krokide mavi renk ile gösterdikleri 1640,94 m²’lik alanın eksik ölçüldüğünü, eksik ölçülen bölümün 295 ada 2 parsel içinde davalı gerçek kişi lehine kullanım şerhi verilerek tespit edildiğini belirterek, fiilen müvekkilinin kullanımda olan 1640,94 m²’lik yerin 295 ada 2 parselden ifraz edilerek 295 ada 3 parsele ilave edilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, vazgeçme gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından vekalet ücretine yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce 1943 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1981 yılında yapılıp 1982 yılında kesinleşen aplikasyon ve 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması, 1992 yılında yapılıp 12.05.1992 tarihinde ilan edildikten sonra kesinleşen aplikasyon ve 3302 Sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece açılan davanın reddi yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik yoktur. Ancak 3402 sayılı Yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkilidir. Mahkemece, davacı tarafından açılan davanın reddine karar verildiğine göre dava konusu taşınmazların tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, dosyaya tutanakları davalı olarak gönderilen 295 ada 2 ve 3 parseller hakkında sicil oluşturulmaması yine kendisini vekil ile temsil ettiren davalı Hazine yararına 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi gereğince vekâlet ücreti takdir edilmesi gerekirken, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre vekâlet ücreti takdir edilmiş olması doğru değil ise de, belirtilen bu hususlar hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “reddine” kelimesinden sonra gelmek üzere “ ve dava konusu 295 ada 2 ve 3 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tesciline” cümlesinin eklenmesi, yine hüküm fıkrasındaki 4. bent hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesi uyarınca 200.00.- TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.