Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1369 E. 2011/2341 K. 08.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1369
KARAR NO : 2011/2341
KARAR TARİHİ : 08.03.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı gerçek kişiler vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacılar, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdikleri … Mahallesi … mevkiinde bulunan toplam 3 parça taşınmazlarının tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararlarına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre adlarına tescilini istemişlerdir. Davalı Hazine, 25.09.2006 tarihli cevap dilekçesi ile davanın reddine ve Medeni Yasanın 713/6 maddesi gereğince tescil talebinde bulunmuştur. Mahkemece, gerçek kişilerin davasının kesin hüküm nedeniyle Reddine, Hazinenin karşı tescil talebinin Kabulüne ve fen bilirkişilerin 19.04.2007 tarihli krokili raporunda (A) işaretli 4359,75 m², (B) işaretli 914,28 m² yüzölçümlü bölümlerin Hazine adına, (C) işaretli 2907,56 m² yüzölçümlü bölümün orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacılar vekilinin eski hale getirme talebinin mahkemece kabul edilmesi nedeniyle davacı gerçek kişiler vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 18.03.1993 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde genel arazi kadastrosu dava tarihinden sonra 2008 yılında yapılmıştır.
İddia, savunma ve tüm dosya içeriğine göre, dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede, dava tarihinden sonra, 2008 yılında arazi kadastrosu yapıldığı ve davalı taşınmazın bir kısmına 2089 ada 2 parsel numarası verilerek kadastro tutanağı düzenlendiği, 3402 sayılı Yasanın 5. maddesi gereğince malik hanesi açık bırakılarak ve davalı olduğu belirtilerek Kadastro Mahkemesine devredildiği, Kadastro Mahkemesince 2008/498 esas sırasına kaydedilerek yargılamaya başlanıldığı, 04.02.2009 gün 2008/498-6 sayılı karar ile dava konusu taşınmazın davalı olduğu temyize konu dosyada karar verilmesi nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin verilen kararın Yargıtay 20. Hukuk Mahkemesinin 14.09.2009 gün 2009/9900-13153 sayılı karar ile bozulduğu anlaşılmıştır.
Zaman bakımından kadastro mahkemesinin görev ve yetkisini düzenleyen 3402 sayılı Yasanın 26.maddesine göre, mahkemenin yetki ve görevi, taşınmaz mal hakkında kadastro tutanağının düzenlendiği günde başlar. Kadastro mahkemesinin davayı görebilmesi için dava konusu taşınmaz hakkında tespit tutanağı düzenlenmesi ve yasal süre içerisinde dava açılmış olması veya taşınmaz hakkında hukuk mahkemelerinde davanın devam ediyor olması ve kesinleşmemiş olması gerekir. Yine aynı yasanın 27. maddesine göre ise, Mahalli hukuk mahkemelerinde görülmekte olan kadastro ile ilgili ve henüz kesinleşmemiş bulunan taşınmaz mala ilişkin davalar hakkında o taşınmaz mal için kadastro tutanağı düzenlendiği tarihte bu mahkemelerin görevi sona erer ve davalara ait dosyalar mahkemesine resen devrolunur.
Kadastro hakimi, devredilen bu dava dosyaları ile beşinci madde gereğince müdür tarafından gönderilen kadastro tutanaklarını birleştirerek 11 inci maddede yazılı şekle uygun olarak askı ilanını yaptırır. İlan süresi bitmeden duruşmaya başlanamaz. Henüz kesinleşmemiş olan davalara, kaldıkları noktadan bu Kanunda öngörülen esas ve usul dairesinde devam olunur.
Görev kamu düzenine ilişkin olup, istek olmasa bile yargılamanın her aşamasında resen gözetilmelidir.
O halde, bütün bu maddi ve hukuki olgulara göre, dava konusu taşınmazları bir bölümü hakkında 2089 ada 2 parsel sayısı verilerek tespit tutanağı düzenlendiğinden 3402 sayılı Yasanın 26 ve 27. maddeleri gereğince, davaya bakma görevi kadastro mahkemesine aittir. Asliye Hukuk Mahkemesince yapılacak iş, görevsizlik kararı verilerek dava dosyasının Kadastro Mahkemesine aktarılmasıdır. Kadastro Mahkemesince de, davaya konu (A), (B) ve (C) işaretli taşınmazlar hakkında 2008 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmalarında 2089 ada 2 parsel ile birlikte dava dışı hangi parsellere tespit gördükleri belirlenmeli, 2089 ada 2 parsel dışında tespit gördükleri parseller varsa, bu parsellerin kadastro tutanak asılları getirtilmeli, kesinleşme işlemi yapılarak tapuya tescili yapılan taşınmazlar varsa, 3402 sayılı Yasanın 5 ve 27. maddesi ile davalı taşınmaz mal tutanaklarının kadastro mahkemesine devri hakkında yönetmeliğin 7/e maddesi gereğince temyize konu dava nedeniyle kesinleşmedikleri düşünülmelidir. Bu hususlar gözönüne alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasalara aykırıdır.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı gerçek kişi vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 08/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.