Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/326 E. 2011/4061 K. 07.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/326
KARAR NO : 2011/4061
KARAR TARİHİ : 07.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 15.12.2009 tarihli dilekçesiyle Gümüşkanat Köyünde 2005 yılında yapılan orman kadastrosu ve arazi kadastrosunda orman olarak tesbiti kesinleşen parselin bir bölümünün kendisine ait tarım alanı olduğu, yararına zamanaşımı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu, orman niteliğiyle Hazine adına tesbitinin iptali ve adına tapuay tescilini istemiştir. Mahkemece davanın REDDİNE karar verilmiş, hüküm davacı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, genel kadastroda orman niteliğiyle tesbiti Hazine adına kesinleşen parselin bir bölümünün tapu kaydının iptali ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tapuya tescili isteminden kaynaklanmaktadır.
Gümüşkanat Köyünde 2005 yılında 5304 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4/3. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılıp, 4003 hektar 1892,42 m2 yüzlçümünde orman niteliğiyle tesbiti 03.01.2006 ila 01.02.2006 tarihlerinde yapılan askı ilanı sonunda itirazsız kesinleşerek tapuya kayıt edilmiştir.
Mahkemece; eski tarihli memleket haritasının uygulanmasına dayalı araştırma inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporuyla, …Köyü 101 ada 1 sayılı orman parselinin dava konusu edilen bölümlerinin öncesi ve eylemli orman niteliğinde olduğu, iki parça taşınmaz ahır ve yıkılmış ev niteliğiyle eski tarihli haritalarda ve fotoğraflarda açık alan olarak görülse de, bu yerlerin etrafının çepe çevre orman ile çevril orman içi açıklık olduğu belirlenerek, orman sayılan yerler ile orman içi açıklıkların zilyetlikle edinilemeyeceği, 15.07.2007 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 26/a maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu bulunduğu, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20-808-1039, 22.10.2003 gün 2003/20-665-614 ve 11.10.2004 gün 2004/7-531-581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, kaldı ki; davacının mülkiyet belgesi olmadığı, tespitten sonra hak düşürücü sürelerin geçtiği ve davacı yönünden kesinleştiği gözetilerek davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davacı gerçek kişinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 07/04/2011 günü oybirliği ile karar verildi.