Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2009/17700 E. 2010/260 K. 19.01.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17700
KARAR NO : 2010/260
KARAR TARİHİ : 19.01.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVALILAR : HAZİNE- .,.. KTK.

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı vekili, dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … (…) Köyünde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, … ‘dan satın almaya dayalı kazandırıcı zamanaşımı zilyedliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının davacı yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. maddesi hükmüne göre davacı adına tescilini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile 18.05.2006 tarihli krokide (A) işaretli 590.14 m2 taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1979 yılında 1744 Sayılı Yasaya göre yapılarak dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise 1953 yılında kesinleşmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan uzman bilirkişi … tarafından hazırlanan raporda kesinleşen orman kadastro haritası ile kadastro paftasının birbiri üzerine aplike edilmemesi ve yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasanın yürürlük tarihi olan 13.07.1945 tarihinden önce yapılması nedeniyle sadece 1942 yılı orman kadastro haritasının uygulanması ile taşınmazın orman niteliğinin belirlenemeyeceğinden eski tarihli resmi belge durumundaki Memleket Haritası ve hava fotoğraflarına göre taşınmazın konumunun ve eğim durumunun belirlenmemesi nedeniyle yapılan orman araştırması hükme yeterli değil ise de, ziraat uzmanı raporuna göre taşınmaz üzerinde 1 yaşında 4 adet limon, 1 yaşında 6 adet zeytin, 1 adet menengiç, ahlat, kekik, … … türü bitkiler olduğu, bir bölümüne sebze ekilmişse de diğer bölümlerin doğal haliyle durduğu, hiç bir faydalanmanın olmadığının bildirildiği, ayrıca komşu taşınmazlarla ilgili tescil krokilerinin incelenmesinden, çekişmeli taşınmaz ve çevresinin paftada Tülübelen ve Babadağ Devlet Ormanı olarak tespit ve tescil harici bırakıldığı anlaşılmaktadır. Her ne kadar, uzman bilirkişi tarafından çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bırakıldığı bildirilmişse de, bir yerin orman kadastro sınırları dışında kalması ayrı, zilyedlikle mülk edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği ayrı konulardır. Ziraat bilirkişisi raporundaki tespitler ve dosya içindeki fotoğraflarda görülen taşlık kayalık yapının bu tespitleri doğrulaması karşısında, çekişmeli taşınmazda imar ihya işlemlerinin tamamlandığından sözedilemez. Yerel bilirkişi ve tanıklarca, taşınmaza 50 yıl öncesinden arpa buğday ekildiğinden sözedilmişse de araziye ve eylemli duruma uygun olmayan bilirkişi – tanık sözlerine değer verilemez.

-2-
2009/17700-2010-260

O halde; mahkemece taşınmazda imar ihya ve zilyedlik koşullarının oluşmadığı belirlenerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile usul ve yasaya uygun olmayan hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına 19/01/2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.