Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12125 E. 2010/8672 K. 08.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12125
KARAR NO : 2010/8672
KARAR TARİHİ : 08.07.2010

Mahkemesi :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişki nedeniyle müvekkilinin fatura karşılığı davalıya toplam tutarı 435.909.15 TL olan çeşitli evsafta kumaş satıp malları teslim ettiğini davalının müvekkiline 333.450.95 TL tutarında ödeme yaptığını bakiye borcu olan 102.458.20 TL’nın ödenmemesi üzerine takibe geçildiğini ancak davalının haksız itirazı sonucu takibin durduğunu belirterek, itirazın iptali ile %40 tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili şirketin Sektörel Dış Ticaret Şirketi olup aralarında davacı şirketinde bulunduğu ortaklar tarafından yapılan ihracatlarda pasif aracı rolü üstlendiğini, Türkiye’de faaliyet gösteren Sektörel Dış Ticaret şirketlerinin büyük kısmının pasif ihracat işlemi yaptıkları buna göre imalatçı firmaların pazar araştırması yapıp ihraç fiyatını belirleyip yurt dışından müşteri bulduğu satış anlaşmasının da kendisi tarafından yapıldığı ihracatın ise aracı ihracat şirketi üzerinden gerçekleştirildiği, ihraç ürününün hiçbir zaman aracı ihracat şirketine teslim edilmediği, gümrükleme ve nakliyat işlemlerinde imalatçı firmalar tarafından yapılmasına rağmen ihracat ile ilgili belgelerin aracı ihracat şirketi adına düzenlendiği, ihraç bedelinin aracı firma adına gelip, bu firmanın vereceği talimat üzerine banka tarafından imalatçı firma hesabına geçtiği, somut olayda da taraflar arasında Aracı İhracat Sözleşmesi imzalandığı ve müvekkilinin davacıya verdiği vekaletnamelerle ihracatın müvekkili şirket üzerinden gerçekleştiğini, malların hiçbir zaman müvekkiline teslim edilmediğini, ihraç bedellerinin doğrudan davacı şirketin hesabına ödendiğini, KDV iadelerinin de davacı şirkete yansıtıldığını, davacının bedelini tahsil edemediğini öne sürdüğü faturaların yurt dışında bulunan alıcı firmalar tarafından ödenmeyen bedeller olduğunu davacının malları ihraç ettiği yabancı firmanın iflas ettiğini bu bedelden müvekkilinin sorumlu olmadığını öne sürerek davanın reddi ile %40 tazminata hükmedilmesini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında Aracılı İhracat Sözleşmesi imzalanmamasına rağmen tüm ihracat işlemlerinin Sektörel Dış Ticaret Şirketlerinin Aracılı İhracatçı Sözleşme kapsamında belirlenen çalışma biçimiyle örtüştüğü, davalı şirket tarafından davacıya vekaletler verildiği, davacı şirket tarafından davalı adına kesilen faturaların, davalı tarafından hiçbir kâr payı koymadan yabancı para üzerinden ihracat faturası kesildiği, davacı tarafından davalı adına düzenlenen mal faturalarının katma değer vergilerinin ihracat bedeli gelmeden davalı tarafından davacıya ödendiği, yurt dışından gelen ihracat bedellerinin de davalı hesabından davacı hesabına virman yapıldığı, davacının ihracat yaptığı yabancı uyruklu Kenvelo AG şirketinin iflas idaresince, davacı adına belge gönderildiği, Gümrük işlemleri nedeniyle düzenlenen faturalarında davacı adına düzenlendiği, tüm bu hususların taraflar arasındaki ilişkinin yurt içi satış olmadığı, aracılı ihracat işlemleri olduğunu gösterdiği, aracılı ihracat işleminde tüm işlemlerin imalatçı veya tedarikçi konumunda bulunan şirket tarafından yapıldığı ihracat bedelinin yurda getirilmesinden kendisinin sorumlu olduğu Dış Ticaret Sermaye Şirketinin ise tahsil ettiği mal bedeli ile KDV tutarlarını, imalatçı veya tedarikçi şirkete intikal ettirmek yükümlülüğünde olup, bunun dışında bir sorumluluğu bulunmadığı somut olayda davalının 2004/12 sayılı tebliğde belirtilen tüm sorumlulukları eksiksiz yerine getirdiği ödenmeyen mal bedeli nedeni ile sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.