Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1687 E. 2011/5430 K. 03.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1687
KARAR NO : 2011/5430
KARAR TARİHİ : 03.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, Hisaralan Köyü 101 ada 291, 292, 294, 295 parsel sayılı 3937,40 m2 – 4200,06 m2 – 2019,39 m2 – 1310,49 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, 1937 tarih ve 189 sayılı mera sınırlı vergi kaydı ile davacılar adına tespit gören 101 ada 245, 248, 251 ve 252 sayılı parsellerin miktar fazlası olarak tarla niteliği ile Hazine adına tespit edilmiştir.
Davacılar, irsen intikal ve zilyetlik diasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21/05/2007 gün ve 2007/1873-1817 sayılı bozma kararında özetle, “kural olarak kadastro hakiminin infazı mümkün doğru sicil oluşturmakla yükümlü olduğu, yerel mahkemece oluşturulan kısa kararda sicil oluşturulmadığı, öte yandan kısa karar ile gerekçeli kararı imzalayan, açık bir anlatımla davayı hükme bağlayan hakim ile karar başlığındaki hakim isim ve sicil numaralarının farklı gösterildiği ve bu yanılgıların başlı başına bozma nedeni olduğuna) değinilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak,dava konusu 101 ada 245, 248, 251 ve 252 sayılı parseller yönünden karar verilmesine yer olmadığına, Hisaralan köyü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, 101 ada 291, 292, 294, 295 sayılı parsellerin kadastro tespitlerinin iptali ile 292 parselin …, 291 ve 294 parsellerin …, 295 sayılı parselin … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmekle Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10/9/2009 gün ve 2009/10276-13029 sayılı kararı ile (Mahkemece davacının tutunduğu ve dava dışı 245, 248, 251 ve 252 sayılı parsellere miktarıyla uygulanan 189 numaralı vergi kaydının çekişmeli parsellere de uyduğu kabul edilerek davacılar adına kabul edilmiş ise de dayanılan vergi kaydının kuzey ve güney yönü mera okuduğu,sınırda orman niteliği ile tespiti yapılan … … Köyü 155 ada 1 sayılı parsel bulunduğu, 189 numaralı vergi kaydının kapsadığı alanın batısında 241 numaralı parsele uygulanan 190 numaralı vergi kaydının da kuzey ve güney sınırları mera okuduğu ve sınırda 101 ada 156 parsel numaralı … devlet ormanı bulunduğu,orman kadastrosu arazi kadastrosu ile birlikte yapılduğu, vergi kayıtları lehe olduğu kadar aleyhe de delil oluşturacağı ve kamu malı olan mera ve ormanların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile mülk edinme olanağı bulunmadığından, 3402 sayılı Yasanın 20/c maddesi gereğince değişir sınırlı, kayıt ve belgelerin kapsamının yüzölçümüne değer verilerek belirlenmesi gerektiği,vergi kaydı miktarı kadar dava dışı parseller davacılar adına tespit gördüğü, komşu 249 sayılı parsele uygulanan 190 numaralı vergi kaydının miktar fazlası olan 254 parsele Orman Yönetiminin açtığı davanın kabul edildiği gözetilerek kişilerin davasının reddine karar verilmesi gereğine) değinilmiştir
Mahkemece, bozmaya uyularak DAVANIN REDDİNE karar verilmiş, hüküm … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. madde hükmüne göre yapılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye göre davanın REDDINE karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Ancak 3402 sayılı yasa hükümleri uyarınca kadastro hakimleri infaza elverişli doğru sicil oluşturmakla görevli ve yetkili olduğundan, çekişmeli taşınmazın tespitteki niteliğiyle Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken, hüküm yerinde sicil oluşturulmamasi, ayrica, dava kadastro tespitine itiraz niteliğinde olduğundan avukatlık ücretinin 3402 sayılı Yasanın 31/3. maddesinde düzenlenen (…Avukat veya dava vekili ile takip edilen davalarda vekalet ücreti; davanın önemi, vekilin sarf ettiği emek, tarafların davada iyi niyetle hareket edip etmediği, hak ve eşitlik kuralları göz önünde tutularak maktuan takdir ve tayin olunur. Şu kadar ki, takdir edilecek vekalet ücretinin miktarı keşif yapılmışsa, taşınmaz malın değerine göre avukatlık ücret tarifesinin tayin ettiği nispi vekalet ücreti sınırlarının üstünde olamaz.) hükmü gereğince belirlenmesi gerekirken Avukatlık Ücret Tarifesine göre belirlenmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
Bu sebeple, hüküm fıkrasının birinci bendinde yer alan “DAVANIN REDDİNE,” kelimelerinden sonra gelmek üzere, “Hisaralan köyü 101 ada 291, 292, 294, 295 parsel sayılı taşınmazlarin tespitteki niteliğiyle Hazine adına tesciline kelimesinin yazılmasına’, hüküm fıkrasında yer alan “Karar tarihi itibariyle Yürürlükte bulunan AAÜT gereğince 1.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,” cümlesi çıkarılarak, bunun yerine, “Hazine kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Kadastro Kanunu’nun 31.maddesi uyarınca takdir edilen 200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine, ” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 03/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.