YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12023
KARAR NO : 2010/8717
KARAR TARİHİ : 08.07.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit-istirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davalı tarafından müvekkili hakkında 27.10.2007 keşide tarihli, 6.000 TL bedelli çeke istinaden takip yapıldığını, ancak bu çekin bankaya 30.10.2007 tarihinde ibraz edildiği ve verilen ödemeden men talimatı gereği bir işlem yapılamadığına dair şerh verildiğini, davalının cirosu bu şerh çeke işlendikten sonra yapıldığını, ayrıca çekin lehtarı olan …’un cirosu iptal edildiğinden ciro silsilesinin geçerli olmadığını, davalı ile aralarında hiçbir alacak ilişkisinin bulunmadığını bildirerek, takip konusu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, çek bedelinin davalıdan istirdadı ile davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının şifahen ve ayrıca 06.11.2008 tarihli haciz sırasında resmi memur huzurunda borcu ödeyeceğini kabul ve taahhüt ettiği halde borcun ödenmediğini bildirerek davanın reddine, %40 tazminatın davacıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere göre, davalının dava konusu çekin bankaya ibrazından sonra çekin hamili olduğundan hamilin durumunun alacağın temliki hükümlerine göre belirlenmesi gerektiği, davacının evinde yapılan haciz tutanağına ödeme taahhüdünde bulunduğu, davacının keşideci olup, çek bedelinden hamile karşı sorumlu olduğu, davacının borçlu olmadığını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere ve özellikle davacı borçlunun haciz tutanağına alınan ödeme taahhüdüne ilişkin imzası ile tasdik ettiği beyanı gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 08.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.