YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/2449
KARAR NO : 2010/8879
KARAR TARİHİ : 14.07.2010
Mahkemesi :Asliye HukukMahkemesi
Taraflar arasındaki ipoteğin kaldırılması davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek.Av…. gelmiş, diğer taraftan kimse gelmemiş olduğundan onun yokluğunda duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-KARAR-
Davacı vekili, davalı …’un 30 yıl önce verilen vekaletname uyarınca diğer davalı … Bankasından çekilen krediye karşılık …. Tük.Mal. Ltd.Şti. lehine ipotek tesis ettiğini, vekaletnamenin verilmesinden bu kadar süre geçtikten sonra yapılan işlemin geçersiz olduğunu, kaldı ki bir vekaletnamede tesis edilerek taşınmazın niteliklerinin açıkça belirtilmediğini, yapılan işlemin vekaletnamedeki yetki kapsamı dışında kaldığını belirterek ipoteğin fekkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, temsil yetkisinin ortadan kalktığına ilişkin hukuki bir durum mevcut olmadığından süreye bakılmaksızın vekaletnamenin geçerli kabul edilmesi gerektiği, ipotek tesis işleminin temsil yetkisi kapsamında olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, vekaletnamenin belli bir süresinin bulunmadığını, davacı ile davalı …’un şirket ortağı olduğu şirket adına kredinin çekildiği, ipoteğin tesis edildiği 2006 yılında ipoteğin paraya çevrilmesinin talep edildiği 2009 yılına kadar ipotekten haberdar olması gereken davacının mevcut duruma itiraz etmediği, vekaletnamenin kapsamının ipotek tesisini de içerecek şekilde düzenlendiği belirtilerek davanın reddine hükmedilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
İpotek tesis edilmesi için vekil tayin edilmiş ise, vekil temsil yetkisini kural olarak temsil edilen yararına kullanmaktadır. Temsil yetkisi temsil edilenden başka birinin borcu için verilmişse vekaletnamede bu konuda açık yetki bulunması gerekir. Bu yönde açıklık bulunmaması halinde müvekkil nam ve hesabına yapılacak muamele ve tasarruflar için temsil yetkisi verildiği kabul edilmelidir. (HGK 4.4.1962, 1-127/36). Somut olayda vekaletnamede temsil edilenden başka birinin borcu için de ipotek verileceğine ilişkin bir açıklık bulunmadığından banka lehine tesis edilen ipotek geçerli değildir. Mahkemece bu yönler gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 750.00.-TL duruşma vekalet ücretinin, davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, 14.7.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.