YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/15903
KARAR NO : 2012/12627
KARAR TARİHİ : 13.11.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, … Mevkii, 233 ada, 1 parsel sayılı 3049,85 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … ve arkadaşları adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın taşlık ve kayalık vasfında orman içi açıklığı olduğunu ve zilyetlikle edinilemeyeceğini ileri sürerek, tesbitin iptali ve Hazine adına tescilini istemiştir. Orman Yönetimi, taşınmazın orman içi açıklığı olduğunus ileri sürerek, orman niteliğiyle Hazine adına tescili istemiyle davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parselin tesbitin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişiler tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1966 yılında yapılıp 11.10.1968 tarihinde ilân edilen ve 11.01.1969 tarihinde kesinleşen orman tahditi vardır. Daha sonra 1981 yılında sınırlandırması yapılan ormanların aplikasyonu ve 6831 sayılı Yasanın, 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. madde uygulaması yapılıp 13.05.1982 tarihinde ilân edilerek itirazsız yerlerde 13.05.1983 kesinleşmiş, itirazlı yerlerde ise komisyon çalışmalarının 30.07.1982 tarihinde ilân edilmesiyle çalışma 30.07.1983 tarihinde kesinleşmiş, aynı yerde 1991 yılında 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre aplikasyon ve 6831 sayılı Yasanın 2/B madde uygulaması yapılıp dava tarihinden önce kesinleşmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, resmî belgelere dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırma sonucu verilen bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parselin dava dışı 233 ada 2 ve 3 sayılı parseller ile bir bütün olarak düşünüldüğünde etrafı sınırlaması orman olarak kesinleşmiş, öncesi ve eylemli durumu itibariyle orman niteliğindeki 356 ada 1 sayılı orman parseli ve deniz ile çevrili orman içi açıklığı niteliğinde olduğu saptanıp, H.G.K.’nun 10.12.1997 gün 1997/20-830-1034, 17.12.1997 gün 1997/20 – 808 – 1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20 – 665 – 614 ve 11.10.2004 gün 2004/7 – 531 – 581 sayılı kararlarında da açıklandığı gibi, bu tür yerler kesinleşen orman kadastro sınırları dışında bulunsa bile Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olması nedeniyle zilyetlikle kazanılamayacağından, özel mülk olarak kişiler adına tescil edilemeyeceği, Hazine tarafından
taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu savıyla dava açıldığı, devlet ormanları ve ormanlar ile bütünlük arz eden orman içi açıklıklarında devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu gözetilerek davanın kabulü ve parselin orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığına göre, davalı gerçek kişilerin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA,19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince, davalılardan onama harcı alınmasına yer olmadığına, yatırdıkları temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13.11.2012 günü oybirliği ile karar verildi.