YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6388
KARAR NO : 2011/5966
KARAR TARİHİ : 11.05.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan yerlerin 3402 sayılı Yasanın Ek 4. maddesi uyarınca yapılan kadastrosu sırasında … ilçesi, … Mahallesi 39 ada 21 parsel sayılı 1221,84 m2 yüzölçümündeki taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 2/B maddesi gereği orman niteliğini kaybedip, orman kadastro komisyonlarınca orman alanı dışına çıkarılan yerlerden olması nedeniyle bahçe niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı, tutanağın beyanlar hanesinde lehine kullanıcı şerhi bulunduğunu ancak baba isminin hatalı yazıldığını belirterek, tutanağın beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinde baba olarak geçen “…” isminin “…” olarak düzeltilmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davacının davasının kabulüne ve … ilçesi, … Mahallesi 39 ada 21 parsel sayılı 1221,84 m2’lik taşınmazın kadastro tutanağının beyanlar hanesine “iş bu taşınmaz bahçe olarak 1985 yılından beri … çocukları … …, … …, …’ün müşterek kullanımındadır” ve “iş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı ve 4 katlı kargir bina, ahır, kömürlük ve garaj 25 yıldan beri … çocukları … … (2 ve 4.kat), … … (1.kat), … (3.kat)’ün kullanımındadır” ibarelerinin kaldırılarak, yerine “iş bu taşınmaz bahçe olarak 1985 yılından beri … çocukları … …, … …, …’ün müşterek kullanımındadır” “iş bu taşınmaz üzerindeki 2 katlı ve 4 katlı kargir bina, ahır, kömürlük ve garaj 25 yıldan beri … çocukları … …(2 ve 4.kat), … … (1.kat), … (3.kat)’ün kullanımındadır” şeklinde düzeltilmesine karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 3402 Sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Kural olarak; kadastro davaları lehine tespit ya da kadastro komisyonlarınca adlarına tescile karar verilen gerçek veya tüzel kişilere karşı açılır. Dava, 3402 Sayılı Yasanın ek 4. maddesine göre yapılan kadastro tespitine itiraz niteliğindedir. Davanın saptanan bu niteliğine göre husumetin taşınmazın tespit maliki olan Hazineye yöneltilmesi zorunludur. Ancak; davacı dava dilekçesinde davalı olarak Kadastro Genel Müdürlüğüne husumeti yönelterek dava açmıştır. Davacının asıl dava etmek istediğinin Kadastro Genel Müdürlüğü değil Hazine olduğu belirgin olup yargılama sırasında Kadastro Genel Müdürlüğü, Hazine vekili tarafından temsil edilmiş bulunmaktadır ve ortada belirgin bir biçimde temsilde yanılma hali bulunduğundan bu
durumun mahkemece resen gözetilmesi ve davanın usulünce gerçek hasma yönlendirilmesi için davacı tarafa olanak sağlanması ve Kadastro Genel Müdürlüğünün davada taraf sıfatı bulunmadığından Kadastro Genel Müdürlüğü aleyhine açılan davanın husumet nedeni ile reddi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. (HGK.2010/7-70-86 sayılı kararı)
Kabule göre ise; tutanağın beyanlar hanesine yönelik açılan dava nedeniyle çekişmeli 39 ada 21 parselin kadastro tutanağı davalı olarak mahkemeye gönderildiği halde, infazda tereddüt yaratacak şekilde taşınmazın tespit gibi Hazine adına tapuya kayıt ve tescili yolunda sicil oluşturulmadan sadece beyanlar hanesine yönelik şerh konusunda hüküm kurulmuş olması da doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 11/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.