YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4102
KARAR NO : 2013/18994
KARAR TARİHİ : 24.10.2013
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
Davacı, Kurum tarafından gönderilen ödeme emrinin iptaline, borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
K A R A R
1) Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirci nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2) Dava, eksik işçilik bildirimi nedeniyle Kurumca resen tahakkuk ettirilen prim ve gecikme zammının tahsiline yönelik 11.05.2007 tarih ve 2006/11582 takip sayılı ödeme emrinin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Diyarbakır ili merkez ilçe Kayapınar köyü 204 ada 9 parsel sayılı taşınmaz üzerinde 31.07.2000 tarihli inşaat ruhsatı ve 30.10.2001 tarihli tadil ruhsatı doğrultusunda zemin+7 katlı ve yapı inşaat alanı 2543,83 m2 olan ve 14 daireden oluşan yapının inşaa edildiği, 31.07.2000 tarihinde Kanun kapsamına alınan 4.4003.01.01.1020194.021.01.89 sicil sayılı “inşaat” işyerinde 31.07.2001-28.07.2004 dönemine yönelik inceleme sonucunda 17.05.2005 gün ve II-152/50-KDR-49 sayılı SGK müfettişi inceleme raporunun düzenlendiği, 516.740,26 TL yaklaşık maliyet üzerinden % 9 asgari işçilik oranına göre asgari işçilik tutarının 46.506,62 TL bulunduğu, bu tutar üzerinden hesaplanan 8.691,35 TL prim ve 12.604,16 TL gecikme zammı (08.05.2007 tarihi itibariyle) olmak üzere toplam 21.295,51 TL Kurum alacağının ödeme emrine konu edilerek davacıya tebliğ edildiği, dosya kapsamında tebliğ belgesi bulunmadığından davacının öğrenme tarihi olarak açıkladığı 17.05.2007 tarihine göre davanın süresinde olduğu, Kurumun asgari işçilik uygulaması tebliğ ve itiraz prosedürünü uygulamadan doğrudan ödeme emri tebliğ ettiği anlaşılmaktadır.
Somut uyuşmazlık, Kurumun 79.maddenin 13.fıkrasına göre itiraz prosedürü tamamlanmadan önce asgari işçilik uygulamasından kaynaklanan Kurum alacağını ödeme emri tebliği yoluyla takip hakkı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
29/07/2003 gün ve 4958 sayılı Kanun’un 37.maddesi ile eklenen 506 sayılı Kanun’un 79.maddesinin 13.fıkrasına göre “Sigorta müfettişi tarafından, Kuruma bildirilmediği tespit edilen asgari işçilik tutarı üzerinden Kurumca resen tahakkuk ettirilen sigorta primleri bu Kanunun 80 inci maddesi de nazara alınarak işverene tebliğ olunur. İşveren, tebliğ edilen prim borcuna karşı tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde Kuruma itiraz edebilir. İtiraz takibi durdurur. Kurumca itirazın reddi halinde, işveren, kararın tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde yetkili iş mahkemesine başvurabilir. Mahkemeye başvurulması prim borcunun takip ve tahsilini durdurmaz.”
506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesi asgari işçilik uygulamasından kaynaklanan Kurum alacaklarında tebliğ, itiraz ve dava yoluna ilişkin olup 6183 sayılı Kanun’a göre özel Kanun niteliğindedir. Öte yandan 6183 sayılı Kanun’un 58.maddesinde itiraz sebepleri sınırlı olup 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinde belirtilen itiraz yolunda ise asgari işçilik uygulamasına yönelik tüm itirazların dile getirilmesi mümkündür.
506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinde Kurum alacağının borçluya tebliğinden sonra itiraz prosedürü bulunduğundan, Kurum alacağı borçluya tebliğ edilmeden ve itiraz edilmesi halinde Kurum tarafından itiraz hakkında bir karar verilene kadar 6183 sayılı Kanun’a göre takip yapılması mümkün olmadığından bu aşamada ödeme emri tebliği de mümkün değildir. 506 sayılı Kanun’un 79 ve 5510 sayılı Kanun’un 85.maddesinde yer alan “İtiraz takibi durdurur” kuralı bu biçimde anlaşılmalıdır.
İtiraz prosedürü tamamlanmadan tebliğ edilen ödeme emrinin sırf bu nedenle iptali gerekir.
Kabule göre, yapının bağımsız bölümlerinin tamamının … aboneliğinin hangi tarihte yapıldığının sorulmadığı, yapı kullanma izin belgesinin getirtilmediği, mahallinde hukukçu, inşaat mühendisi ve serbest muhasebeci mali müşavir (veya yeminli mali müşavir) bilirkişilerden oluşturulacak kurul ile keşif yaparak bu kuruldan inşaatın sona erdiği tarih ile davacının Kuruma eksik işçilik bildirimi olup olmadığı hususlarında açıklayıcı ve denetime elverişli bilirkişi raporu alınmadığı anlaşılmakla mahkemece yeterli bir araştırma ve inceleme yapılmadan sonuca gidilmesi de doğru değildir.
Kabule göre, Kurum harçtan muaf olduğu halde Kurumdan peşin harcın tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmesi, başvuru harcının yargılama giderlerine dahil edilerek Kurumdan tahsiline karar verilmesi de doğru değildir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 24.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.