Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/13273 E. 2011/11878 K. 20.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/13273
KARAR NO : 2011/11878
KARAR TARİHİ : 20.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar …, …, …, …, … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü, 102 ada 2 parsel sayılı 32 hektar 8023,73 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 28.10.1952 tarihli 18 nolu tapu kaydı ile … Hususi Ormanı niteliğiyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazın Devlet ormanı olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar …, …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmıştır.
Mahkemece; dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; dava konusu 102 ada 2 parselin, Nisan 330 Yoklama 2 nolu tapu kaydıyla 8 dönüm olarak … Milletinden … ve müşterekleri adına kayıtlı iken Hazineye intikal ettiği, 928 yılında heyet tarafından yüzölçümünün 16 hektar 825 m² ye çıkarılarak davalılar murislerine satıldığı, murislerinin 1951 yılında hasımsız açtığı dava sonucu 18 hektar 8000 m²si orman, 34 hektar 4000 m²’si tarla olmak üzere yüzölçümünün 52 hektar 2000 m²’ye çıkarıldığı, bu karara karşı Orman Yönetimi tarafından orman iddiasıyla açılan tapu iptali ve tescil istemli davaların reddedilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Mahkemece; bu dosyalar ve varsa krokileri getirtilmeden, taşınmazın kesin yeri belirlenmeden ve kesin hüküm koşulları değerlendirilmeden karar verilmiştir.
Bu nedenle; mahkemece öncelikle … Asliye Hukuk Mahkemesinin 1951/528- 1952/ 520 sayılı, 1953/1- 1966/192 sayılı ve 1971/80- 1982/70 sayılı dava dosyaları, bulunamadığı takdirde onaylı karar örnekleri ve krokileri, çevre taşınmazlara ait kadastro tutanakları ve ekleri, varsa dayanak tapu ve vergi kayıtları ile eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı
Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ve kesinleşen mahkeme kararlarına ekli krokiler ölçeğine, yine kadastro paftası ve kesinleşen mahkeme kararlarına ekli krokiler ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli, taşınmazın taraflar arasındaki kesinleşen mahkeme kararlarına konu olan yer olduğu anlaşıldığı takdirde H.Y.Y. nın 303. maddesi gereği kesin hükmün tarafları bağlayacağı göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik araştırma ve incelemeye dayalı hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı gerçek kişilerin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 20/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.