YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10616
KARAR NO : 2011/10741
KARAR TARİHİ : 29.09.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi dava dilekçesiyle; … mahallesinde 2859 sayılı Yasa gereği yapılan yenileme çalışmalarında; dava konusu 1001 ada 135 nolu parselin orman niteliğinde bulunmasına rağmen davalılar adına tespit edildiğini belirterek yapılan tespitin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescilini istemiştir. Mahkemece 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile değişik 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesi gereğince davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, orman iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 08.12.1952’de kesinleşen genel arazi kadastrosu sırasında dava konusu taşınmaz 214 parsel numarası ile dava dışı gerçek kişiler adına tespit edilmiştir. … tarafından kadastro komisyonuna yapılan itiraz sonucu … mirasçıları adına kesinleşmiş, yenileme çalışmaları sırasında 1001 ada 135 parsel numarası almıştır.
Mahkemece, çekişmeli parselin kadastro tespitinin askı suretiyle ilanını takiben 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş ve çekişmeli parselin kadastro tespitlerinin kesinleşmesinden sonra 3402 sayılı Yasanın 12/3. maddesinde öngörülen hak düşürücü süreler geçmişse de; 14/03/2009 tarihinde yürürlüğe giren 5841 sayılı Yasanın 2. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasının 12. maddesinin 3.fıkrasına eklenen “bu hüküm iddianın ve taşınmazın niteliği ile devlet yada diğer kamu tüzel kişilikleri olsa dahi tarafların sıfatına bakılmaksızın uygulanır” hükmü ve 5841 sayılı yasanın 3. maddesi ile 3402 sayılı Kadastro Yasasına eklenen geçici 10 maddesindeki (Bu Kanunun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükmü, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu iddiası ile yürürlük tarihinden önce açılmış ve henüz kesin hükme bağlanmamış olan davalarda dahi uygulanır.) hükmü, Anayasa Mahkemesinin 12/5/2011 gün ve 2009/31-77 sayılı kararı ile İPTAL edildiği, gerekçeli iptal kararının 23 Temmuz 2011 tarihli ve 28003 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdiği, değinilen yönler gözetilerek, mahkemece yargılamaya devam edilip, işin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29.09.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.