YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16568
KARAR NO : 2011/2357
KARAR TARİHİ : 09.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davacılar vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 19/06/2007 gün ve 2007/6592-8533 sayılı bozma kararında özetle: “Yörede 1994 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında … Köyü 131 ada 1 parsel sayılı 2539,10 m2 yüzölçümündeki taşınmazın senetsizden davacıların murisleri … ve … adına tespit gördüğü, tespit tutanağının itirazsız kesinleştiği ve taşınmazın halen tapuda ayni şekilde kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır. Dava konusu olan ve fenni bilirkişinin 04.08.2003 tarihli krokisine ekli raporunda (A) ile gösterilen 8181,58 m2’lik kısmın ise fenni bilirkişinin 16.08.2006 tarihli ek raporunda da belirtildiği gibi, 141 ada 1 nolu orman parseli içinde kaldığı ve 141 ada 1 nolu parselin 1994 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında 2810679,43 m2 yüzölçümü ile orman vasfı ile Hazine adına tespit gördüğü, tutanağın itirazsız kesinleştiği sabittir. Her ne kadar, çekişmeli taşınmazın yörede 1989 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları dışında kaldığı anlaşılmakta ise de, davacıların murisleri adına kayıtlı olan 131 ada 1 nolu parsel ile bu parseli çevreleyen çekişmeli (A) ile gösterilen 8181,58 m2’lik kısmın çevresi (dört tarafı) 141 ada 1 nolu orman parseli ile çevrili olup, 131 ada 1 nolu parsel ile birlikte çekişmeli taşınmaz 6831 Sayılı Yasanın 17/2. maddesi gereğince orman içi açıklık niteliğindedir ve 131 ada 1 nolu parsele yönelik olarak Hazine her zaman dava açabilir. Ayrıca, bu tür taşınmazların öncesinin orman olma zorunluluğu olmayıp, yasa gereği orman sayıldığı için, orman içi açıklık ve boşlukların zilyetlik yolu ile kazanılmasına yasal olanak yoktur. Dolayısıyla bu yollarla ormandan toprak kazanımından söz edilemez. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmesi gerektiği” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacılar …, …, … ve …’un davalılar aleyhine açmış bulundukları davanın H.Y.U.Y 409. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına, diğer davacıların davalılar aleyhine açmış bulunduğu davanın reddine karar verilmiş, hüküm bir kısım davacılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava tapu iptali tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu … Köyünde dava tarihinden önce 29/06/1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B medde uygulaması vardır. Daha sonra orman alanı dışında bırakılan yerlerin orman kadastrosu 5403 Sayılı Yasa ile değişik 3402 Sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış ve çekişmeli taşınmaz orman sınırları içinde bırakılmıştır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere yükletilmesine 09/03/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.