Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/8589 E. 2012/14296 K. 11.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/8589
KARAR NO : 2012/14296
KARAR TARİHİ : 11.12.2012

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda kurulan 08.06.2011 günlü hükmün Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacılar … ve arkadaşları tarafından istenilmekle, tayin olunan 11.12.2012 günü için yapılan tebligat üzerine, temyiz eden … ve … ile diğer taraftan Orman Yönetimi vekili Avukat … … , Hazine vekili Avukat Dilara Güven geldiler, başka gelen olmadı, açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, gelenlerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi. İş karara bırakıldı. Daha sonra dosya içindeki tüm belgeler incelenip, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında Kapıağzı Köyü 150 ada 17, 18, 19 ve 20 parsel sayılı sırasıyla 14515 m², 11812 m2, 28408 m² ve 11962 m² yüzölçümündeki taşınmazlar tarla niteliğiyle, Ağustos 1934 tarih 62 nolu tapu kaydı ile…. oğlu … ve arkadaşları kayıtlı olduğu ve intikalen 17 sayılı parselin …, 18 sayılı parselin …, 19 sayılı parselin …, 20 parselin ise ….’a isabet ettiği, ….’ın 1986’da ölümüyle mirasının … ve arkadaşlarına kaldığı, halen onların kullanımında olduğu ancak, Niksar Asliye Hukuk Mahkemesinin 1990/171 esasına kayıtlı dosyada dava konusu olduğundan söz edilerek malik haneleri açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir.
Asliye hukuk mahkemesinin 1990/171 esasına kayıtlı dava dosyasında, davacı … tarafından köyün Uzunoğlu Mevkiinde bulunan iki parça taşınmazın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescili istemiyle açtığı davanın kabulüne ilişkin 10.10.1995 gün ve 1990/171-1995/371 sayılı, çekişmeli taşınmazın 28.09.1994 günlü bilirkişi rapor ve krokisinde (A) ile gösterilen 1300 m² yüzölçümündeki taşınmazın tarla olarak … adına tesciline, aynı krokide (B) ile gösterilen taşınmaza yönelik davanın reddine ilişkin kararı, tarafların temyizi üzerine Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin1996/212 – 6257 sayılı kararı ile parselin (B) ile gösterilen taşınmaz hakkındaki hüküm onanmış, (A) ile gösterilen bölümün ise, öncesinin mera olduğu ve halen köy merasına bitişik olduğunun dosya kapsamından anlaşıldığından, bu bölüm hakkındaki davanın da reddine karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuş; mahkemece bozmaya uyulup uyulmama hususunda karar verilmeden, taşınmazlar hakkında kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği için, 3402 sayılı Kanunun 27. maddesi hükümlerine göre kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Kadastro mahkemesinin 1997/227 esasına kaydedilen davada; Yargıtay’ın bozma ilâmına uyulmasına karar verildikten sonra, Orman Yönetiminin çekişmeli 150 ada 20 parsel taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek, orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle açtığı dava, kadastro mahkemesinin 1997/204 esas sayılı dosyası ile birleştirilmiştir.
…, 150 ada 18; …, 150 ada 19; …, 150 ada 20 sayılı parsellerde payları bulunduğu iddiasıyla davaya katılmışlardır.
Mahkemenin 03.04.2007 gün ve 1997/204-2007/58 sayılı “Davacı Orman Yönetimi ile davacı ve katılan gerçek kişilerin davasının kısmen kabulüne, Kapıağzı Köyü 150 ada 17 sayılı parselin krokide (A) işaretli 1731,80 m2, 18 parselin krokide (A) ile işaretli 1669,99 m², 19 parselin krokide (A) ile işaretli 2966,97 m² ve 20 sayılı parselin krokide (A) ile işaretli 5463,25 m² yüzölçümündeki bölümlerinin orman niteliğinde Hazine adına tesciline, 150 ada 17 parselin krokide (B) ile işaretli 2767,20 m² ve (C) ile işaretli 10139,19 m², 18 parselin krokide (B) ile işaretli 9986,09 m², 19 parselin krokide (B) ile işaretli 5722,19 m² yüzölçümündeki, 20 parselin krokide (B) ile işaretli 7045,50 m² yüzölçümündeki bölümlerinin ….. ve … adlarına eşit paylarla tarla olarak tesciline, 153 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazların mera olarak sınırlandırılarak özel kütüğüne işlenmesine, meraların aidiyeti kadastro mahkemesinin görevine girmediğinden istek halinde görevli sulh hukuk mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı … ve katılan davacılar … ve arkadaşları vekili ile davalılar Orman Yönetimi vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 23.10.2007 gün ve 22007/12474 – 12732 sayılı kararıyla davacı gerçek kişilerin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiş, Hazine ve Orman Yönetiminin temyiz itirazları kabul edilerek, hüküm “Asliye Hukuk Mahkemesinde … ve Hazine arasında görülen 1980/271 sayılı dosyasında tescil davasının konusu olmaları nedeniyle malik hanesi açık olarak ve Ağustos 1934 tarih 62 nolu tapu kayıtları revizyon gösterilerek kadastro tesbit tutanağı düzenlendiği, dosya içinde Ağustos 1934 tarih 62 nolu tapu kaydı bulunmamakla birlikte keşif sırasında uygulandığı bildirilen tapu kayıtlarının Doğusu: Şakir oğlu …, Batısı: yol, Kuzeyi: yol, Güneyi: orman olup değişir sınırlı olduğu, çekişmeli taşınmazlara güney yönünde orman olarak tesbiti yapılıp, kesinleşen 153 ada 4 ve 150 ada 71 nolu parseller ve mera olarak tesbit edilen 150 ada 11, 12, 15 ve 16 nolu parsellerin bulunduğu, gerek asliye hukuk mahkemesinin 1990/271 sayılı dosyasının keşfi sırasında, gerekse 27/08/2005 tarihinde yapılan keşifte dinlenen bilirkişilerin, taşınmazların mera olduğundan söz ettikleri, keza 150 ada 17 parselin asliye hukuk mahkemesinin 1990/271 sayılı dosyasında yerel mahkemece verilen kararın temyiz edilmesi üzerine, 8. Hukuk Dairesinin 20/06/1996 gün ve 212 – 6257 sayılı kararında bu yerin mera olduğuna işaretle bozulduğu, ne var ki, mahkemece bozma kararına uyulmasına rağmen, bu konuda değerlendirme yapılmadığı, eksik inceleme ve araştırmaya dayanılarak hüküm kurulamayacağı, mahkemece, çekişmeli 150 ada 17, 18, 19 ve 20 sayılı parsellere revizyon gören Ağustos 1934 tarih 62 nolu tapunun ilk oluştuğu günden itibaren tüm gittileri ile birlikte ve komşu 140 ada 22, 25, 26, 27 ve 150 ada 2,6, 7 ve 8 nolu parsellerin tutanak örnekleri ve dayanaklarının bulundukları yerden getirtilerek dosyaya eklenmesi, gerekirse tapu maliki ile davacı gerçek kişilerin irtibatını belirleyen veraset ilâmı istenmesi, daha sonra, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Kanunlar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyetlikle ormandan yer kazanılamayacağı; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazların dört yönünden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi, orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile yukarıda değinilen diğer belgelerin fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; çekişmeli taşınmazların bu belgelerdeki konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması; dayanak tapu kaydı değişebilir sınırları içerdiğinden, yöntemince zemine uygulanıp, komşu parsele kayıtları ile bilirkişiler ve tanık sözlerinin doğruluğu denetlenmesi, 3402 sayılı Kanunun 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamının belirlenmesi; asıl taşınmazın kapsamı, orman veya ormandan açma değilse, miktar fazlasının sınırda bulunan eylemli ormandan açma yapılarak kazanıldığının kabul edilmesi, çekişmeli 150 ada 17, 18, 19 ve 20 parsellerin orman olan (A) ile işaretli bölümleri yönünden orman yararına oluşan usulî kazanılmış hakkın gözönünde bulundurulması, yine hükmüne uyulan 8. Hukuk Dairesinin bozma kararı gözönünde bulundurularak tüm deliller birlikte değerlendirip, oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi, çekişmeli 153 ada 1 ve 2 nolu parsellerin ise, tüm etrafının kesinleşen orman parseli ile çevrili orman içi açıklık niteliğinde olduğu, 6831 sayılı Kanunun 17. maddesi, orman içi açıklıklarda tarım ve inşaat yapılmasına, hayvancılık amacı ile ağıl yapılmasına, bu kesimlerin özel mülke dönüşmesine izin vermediği, etrafı ormanla çevrili olan taşınmazlar özel mülke dönüşüp, tarım ve inşaata açıldığında orman bütünlüğünün bozulacağının tartışmasız olduğu, dairemizin bu yoldaki kararlarının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca benimsenmiş ve yerleşik kararlar halini aldığı, [Y.H.G.K.’nun 10.12.1997 gün ve 1997/20-830/1034, 10.12.1997 gün ve 1997/20-808/1039, 22.10.2003 gün ve 2003/20-665/614 sayılı ve yine orman kadastrosunun kesinleştiği tarihten sonra 20 yıldan fazla süre geçse dahi orman içi açıklık konumunda olan taşımazların zilyetlik yoluyla kazanılamayacağı konusundaki 11.10.2004 gün ve 2004/7-531-582 sayılı kararları]. Bu nedenle, 153 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazın orman niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmesi gerekirken MERA olarak sınırlandırılarak özel kütüğüne işlenmesine karar verilmesinin doğru olmadığına”, gereğine değinilerek Orman Yönetimi ve Hazine yararına bozulmuştur. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra, davanın kısmen KABULÜNE, fennî bilirkişiler Adem Serin ve Yücel Karabacak tarafından düzenlenen 30.05.2011 günlü rapor ve krokide çekişmeli Kapıağzı Köyü 150 ada 17 sayılı parselin (B) işaretli 4.568,80 m²’lik bölümün tarla niteliğiyle ve eşit paylar ile …, …, … ve … adlarına, 150 ada 17 sayılı parselin aynı krokide (C) işaretli 8.214,40 m² bölümünün, 150 ada 18 sayılı parselin krokide (B), (A1) ve (A2) işaretli toplam 10.142,01 m² bölümünün, 150 ada 19 sayılı parselin krokide (B) harfi işaretli 5.441,03 m² ve 150 ada 20 sayılı parselin (B) işaretli 6.498,75 m² bölümlerinin yeni parsel numaraları verilmek suretiyle ve “Orman” vasfıyla Maliye Hazinesi adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama konusu olmamaları nedeniyle Kapıağzı Köyü, Fatlı Yaylası Mevkii 150 ada 17, 18, 19 ve 20 sayılı parsellerin fennî bilirkişiler Adem Serin ve Yücel Karabacak tarafından düzenlenen 30.05.2011 havale tarihli krokide (A) işaretli bölümleri ile ilgili yeniden karar verilmesine yer olmadığına, Kapıağzı Köyü, Fatlı Yaylası Mevkii 153 ada 1 ve 2 sayılı parsellerin “Orman”niteliğiyle Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi, Hazine, davacılar … ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu, 67 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 3402 sayılı Kanunun 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller bu işlemde kısmen orman sınırları içinde kısmen dışında bırakılmıştır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve bozma kararı gereği işlem yapılarak, çekişmeli parsellerin bulunduğu yerde yapılan orman kadastrosunun mevcut dava nedeniyle kesinleşmediği, her ne kadar çekişmeli parsellerin krokisinde (A) işaretli bölümlerinin eski tarihli haritalarda orman olarak nitelendirildiği, diğer bölümlerinin orman olarak nitelendirilmediği, eylemli tarım alanı olduğu bildirilmişse de, dayanılan tapu kayıtlarının, tutunanın yararına olduğu kadar aleyhine de delil teşkil edeceği, davacı tarafın tutunduğu Ağustos 1934 tarih 62 sıra numaralı tapu kaydının değişebilir nitelikte sınırlar içerdiği, 3402 sayılı Kanunun 20/C maddesi hükmüne göre kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, tapu kaydının sınırında orman okuması nedeniyle, kayıt fazlasının sınırdaki ormandan açılmak suretiyle kazanıldığı kabul edilerek, davacı gerçek kişilerin dayanılan Ağustos 1934 tarih 62 sıra numaralı tapu kaydının miktarı ile geçerli kapsamında kaldığı belirlenen çekişmeli 150 ada 17 sayılı parselin (B) işaretli 4568,88 m² yüzölçümündeki bölümünün tapu maliki mirasçısı davacı gerçek kişiler adına tesciline, 150 ada 7 sayılı parselin diğer bölümleri ile çekişmeli diğer parsellerin tamamının ise orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline, çekişmeli 150 ada 17, 18, 19 ve 20 sayılı parsellerin (A) bölümlerine ilişkin hüküm kesinleştiğinden bu bölümlerle ilgili “yeniden karar verilmesi yer olmadığına” şeklinde hüküm kurulmasında isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden … ve arkadaşları ile Orman Yönetimine ayrı ayrı yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, temyiz itirazlarının red nedeni davacı gerçek kişiler için ortak olduğundan Yargıtayda yapılan duruşma tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari üret tarifesine göre yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesine göre taktir edilen 900,00.-TL avukatlık ücretinin davacılar … ve arkadaşlarından alınarak, kendilerini duruşmada avukat ile temsil ettiren Orman Yönetimi ve Hazineye verilmesine 11.12.2012 günü oybirliği ile karar verildi.