YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15905
KARAR NO : 2011/2269
KARAR TARİHİ : 08.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 2006/9155-9670 sayılı bozma kararında; “Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Hükme dayanak yapılan orman bilirkişi raporunda; çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de çekişmeli taşınmazın fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki koordinatlı krokisi ile memleket haritasının ölçeklerinin eşitlenip birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli ve komşu taşınmazların orijinal renkleri ve işaretleri içeren memleket haritasındaki konumları saptanmamıştır. Bu durumda, karara dayanak alınan uzman bilirkişi raporu temyize konu çekişmeli yerin öncesinin orman niteliğini belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamaz. Hakimin bilirkişi raporlarını denetleme yükümlülüğü vardır. Diğer taraftan, mahkemece iki ayrı keşif yapılmış olup ancak çekişmeli taşınmaz üzerindeki zilyetliğin ne zaman başladığı, ne şekilde sürdürüldüğü, imar ihyanın ne zaman başlayıp tamamlandığı, davacının bağımsız 20 yıl süreyle zilyetliğinin bulunup bulunmadığı, taşınmazın davacıya ne şekilde geçtiği, davacının kardeşlerinin de taşınmaz üzerinde haklarının bulunup bulunmadığı, iştirak halinde mülkiyetin söz konusu olup olmadığı yeterince araştırılmamıştır. Bundan ayrı Kadastro Müdürlüğünce çekişmeli taşınmaz ile ilgisi olmayan yerin 1956 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşlık” yerlerden olduğundan kadastro dışı bırakıldığı bildirilmiştir. Dairemizin geri çevirme kararı üzerine getirtilen 5 numaralı orijinal pafta suretinde çekişmeli taşınmazın bulunduğu yere yakın bölgelerde “devletin hüküm ve tasarrufu altındaki hali, kıraç ve taşlık “yer belirtmesi bulunmakla birlikte Dosya arasında bulunan ve hükme dayanak yapılmayan orman mühendisi … Kızıloğlu tarafından düzenlenen 22.08.2002 havale tarihli raporda çekişmeli taşınmazın güney batısında … formunda kapalılığı 0,1’den az meşe ağaççıkları bulunduğu diğer sınırlarının ise hali arazilerle çevrili olduğu açıklanmıştır. Bu durumda, çekişmeli taşınmazın hangi sebeple kadastro dışı bırakıldığı yönünde duraksama olmuştur. Diğer taraftan, komşu parsellerin dayanak belgeleri (örneğin 183 parsele uygulanan T.Sani 300 tarih 60 ve Şubat 323 tarih 33 sıra nolu tapu kayıtları) getirtilerek çekişmeli taşınmaz yönünü ne okudukları belirlenmemiştir.
O halde mahkemece, komşu parsellerin dayanak belgeleri, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında bu konuda uzman serbest orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman yüksek mühendisi, bulunamadığı takdirde üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; bu yolda bilirkişilerden denetlemeye elverişli ve ayrıntılı rapor alınmalı, bu yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının (Medeni yasanın 713, 3402 Sayılı Yasanın 14. ve 17. maddelerindeki şartların) araştırılması” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozmaya uyulduktan sonra davanın kabulü ile 27/10/2004 tarihli fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) işaretli 11127,39 m2‘lik bölümün davacı adına tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi ise, 03.06.1956 tarihinde yapılmış ve sonuçları 18.07.1956 – 17.08.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 08.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.