Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/6936 E. 2011/10900 K. 03.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6936
KARAR NO : 2011/10900
KARAR TARİHİ : 03.10.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 22.06.2010 gün 2010/6545-8870 sayılı bozma kararında özetle: “1- İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, dava konusu 145 parsel sayılı taşınmazın 05/07/2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (B) ile gösterilen 2925,05 m2 yüzölçümündeki bölümünün orman sınırı içinde kaldığı, 1744 sayılı Yasa ile değişik 6831 sayılı Yasanın 2. madde uygulaması ile bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle P.I numaralı poligon içinde Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılma işleminin de kesinleştiği, taşınmaz daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934-İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023. (E.M.Y. 931-İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da uygulanamayacağı, tapu kaydının Medeni Yasanın 1025. (EMY.933) yolsuz tescil niteliğinde olduğu, davalının bu yeri satın alırken ödediği satış bedelini sebepsiz zenginleşme kurallarına göre taşınmazı kendisine satan kişiden geri alabileceği gözönünde bulundurularak kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığına göre, çekişmeli 145 sayılı parselin 05/07/2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (B) ile gösterilen 2925,05 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin verilen karar usul ve yasaya uygun olduğundan bu bölüme yönelik temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Çekişmeli 145 sayılı parselin 05/07/2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümüne ilişkin temyiz itirazlarına gelince: Hazine, kesinleşen orman kadastro sınırı içinde iken, nitelik yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılan alan hakkında dava açmıştır. Yörede, 3116 Sayılı Orman Yasasına göre yapılıp 1938 tarihinde yapılarak kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uzman orman ve fen bilirkişisi tarafından uygulanması sonucu, 145 sayılı parselin 05/07/2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümün, 94-95-96 numaralı orman sınır noktalarını birleştiren hatta göre baştan beri orman sınırı dışında olduğu, orman sınırı içinde olmadığı için, orman niteliğini yitirmesinden dolayı orman rejimi dışına çıkarılmasının sözkonusu olamayacağı, Dairenin 05/07/2008 tarihli iade kararı gereğince orman ve fen bilirkişilerinden müşterek olarak düzenlenen 27/04/2010 tarihli raporda da, bu bölümün eski tarihli memleket haritasında açık-orman dışı alanda kaldığının belirtildiği gözlendiğinden, yapılan uygulamanın hükme yeterli olduğu,ayrıca aynı orman sınırı hattında yer alan davaya konu taşınmaza komşu 144 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2001/118 – 2003/383 sayılı kararı ile kısmen orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığı kısmen de baştan beri orman sınırı dışında kaldığından orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapusunun iptaline karar verildiği, dairenin 24/06/2004 gün ve 2004/1967 – 6596 sayılı kararı ile onandığı, davaya konu taşınmaza komşu 149 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2001/220 – 2002/665 sayılı kararı ile kısmen orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığı kısmen de baştan beri orman sınırı dışında kaldığından orman rejimi dışına çıkarılan bölümünün tapusunun iptaline karar verildiği, dairenin 09/12/2004 gün ve 2004/7246-12845 sayılı kararı ile onandığı, davaya konu taşınmaza komşu ve 94-95-96 numaralı orman sınır hattına göre davaya konu taşınmazın güneyinde yer alan 147 parsel sayılı taşınmaz hakkında Hazinenin aynı iddia ile açtığı davanın yargılaması sonucunda mahkemenin 2002/786 – 2004/27 sayılı kararı ile tamamının orman rejimi dışına çıkarılan alanda kaldığından tapusunun iptaline karar verildiği dairenin 29/11/2004 gün ve 2002/786 – 2004/27 sayılı kararı ile onandığı dahi gözetildiğinde, baştan beri orman kadastro sınırı dışında kaldığı saptanan 145 sayılı parselin 05/07/2007 tarihli orman bilirkişisinin krokisi ve 08.06.2007 tarihli fen bilirkişinin krokisinde (A) ile gösterilen 10724,95 m2 yüzölçümündeki bölümünün de tapusunun iptal edilerek Hazine adına tesciline karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne ve dava konusu Uskumru köyü 145 parselin (B) ile gösterilen 2925,05 m2’sinin tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline (A)=10724,95 m2 yer yönünden açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 sayılı Yasaya göre 1938 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 14.09.1982 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. 2896 sayılı Yasaya göre 1984 yılında 3302 sayılı Yasaya göre 1988 yılında yapılıp kesinleşen 2/B uygulamaları vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince işlem yapılarak hüküm kurulmuş olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 03.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.