Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/5913 E. 2011/5574 K. 04.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5913
KARAR NO : 2011/5574
KARAR TARİHİ : 04.05.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tapu iptali tescil, elatmanın önlenmesi ve şerhin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

1989 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 2826 parsel sayılı 20.900m2 yüzölçümündeki taşınmaz 1937 tarih 752 yazım numaralı vergi kaydı uygulanarak tarla niteliği ile … … adına tespit edilmiş, yapılan tespit itirazsız kesinleşmiştir.
Davacı … Yönetimi, çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman sınırlama haritası içinde kalan bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescili, davalının elatmasının önlenmesi ve tapu kaydının beyanlar hanesine davalı lehine konulan tüm şerhlerin silinmesi istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, çekişmeli taşınmazın tamamının orman tahdit haritası içinde iken 6831 sayılı Yasanın 1744 sayılı Yasa ile değişik 2. maddesi uyarınca orman rejimi dışına çıkarıldığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir
Dava, kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali tescil, elatmanın önlenmesi, şerhin silinmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 05.10.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1744 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 11.05.1981 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 13.04.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
Mahkemece yapılan inceleme, araştırma ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan bilirkişiler tarafından düzenlenen rapor ekindeki hat uygulaması ile Dairenin geri çevirme kararı üzerine aynı bilirkişiler tarafından düzenlenen ek rapor ekindeki hat uygulamasında çekişmeli taşınmazın geometrik şekli (çapı) birbirine benzememektedir. Bir örneği dosya da bulunan aplikasyon haritasında da çekişmeli taşınmazın bir bölümü tahdit içinde gözükmektedir. Mahkemece bu çelişkiler üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişilerin, genel arazi kadastro paftasını, orman tahdit haritası ve tutanaklarını nasıl uyguladığı ve taşınmazın kesinleşen orman tahdidinde ne gibi işleme tabi tutulduğu net olarak anlaşılamamaktadır.
Orman tahdidinin kesinleştiği yerlerde bir yerin orman olup olmadığı ve hukuki niteliği orman tahdit tutanak ve haritalarının uygulanması ile belirlenir.
Bu nedenle; mahkemece, öncelikle 1989 yılında yapılan genel arazi kadastro çalışmaları sırasında düzenlenen 023-a-17-c nolu kadastro paftasının (çekişmeli taşınmazı ve komşularını gösterir şekilde) orijinalinden çekilmiş fotokopi örneği, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp 05.10.1947 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, 11.05.1981 tarihinde ilanı yapılıp dava tarihinde
kesinleşen aplikasyon ve 2 madde uygulaması ile 3302 Sayılı Yasaya göre 13.4.1988 tarihinde ilanı yapılan 2/B madde uygulamasına ilişkin işe başlama, işi bitirme, sonuçları ilan tutanakları, çalışma tutanakları ile çekişmeli taşınmazın bulunduğu yeri orman sınır noktalarıyla birlikte gösterir orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritalarının orijinalinden çekilmiş renkli fotokopi örnekleri bulundukları yerlerden getirtilmeli, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 6831 Sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, çekişmeli taşınmaz ile komşu taşınmazların orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle çizilmek ve taşınmazın tahdit içinde , dışında ve 2/B alanında kalan bölümlerinin yüzölçümleri X ve Y değerli koordinatlı krokide gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek bilirkişilerden müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 04/05/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.