Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/10209 E. 2011/12553 K. 03.11.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/10209
KARAR NO : 2011/12553
KARAR TARİHİ : 03.11.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi bir kısım davalılar tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 396 ada 2 parsel sayılı 10883 m2, 3 parsel sayılı 14073 m2, 13 parsel sayılı 11383 m2, 15 parsel sayılı 10132 m2, 17 parsel sayılı 21453 m2, 26 parsel sayılı 28145 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, fındık bahçesi niteliğinde Mayıs 325 Tarih, 82 numaralı tapu kaydına dayalı olarak asliye hukuk mahkemesinin 1987/ 232 esas sayılı tenkis dosyasında davalı olması sebebiyle malik haneleri boş bırakılmak suretiyle tespit edilmiştir. …, bu parseller ile birlikte 396 ada 2 parselin de devlet ormanı oldukları iddiasıyla tespitin iptali ve orman niteliğinde Hazine adına tescillerini istemiştir. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazların tamamının orman niteliğinde Hazine adına tescillerine karar verilmiş, hüküm bir kısım davalılar tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihine kadar orman kadastrosu yapılmamıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazların orman sayılan yerlerden oldukları kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli ve elverişli değildir. Hükme esas alınan orman bilirkişi raporunda çekişmeli yerlerin orman sayılan yerlerden oldukları açıklanmışsa da konumları memleket haritası üzerinde basitçe gösterilmiş olup denetleme olanağı bulunmamaktadır.
Bu nedenle; mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Çevre ve Orman Bakanlığı (Orman ve Su İşleri Bakanlığı) ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E. K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı; taşınmazlar üzerinde bulunduğu belirtilen fındık ağaçları ile orman ağaçlarının sayısı ve yaşları belirlenmeli; memleket haritalarının kenar işaretlerinden yararlanılarak üzerinde bulunan semboller de incelenmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; bir kısım davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 03/11/2011 günü oybirliği ile karar verildi.