YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/17462
KARAR NO : 2010/35
KARAR TARİHİ : 18.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede 1954 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında, … (…) Köyü 139 parsel sayılı 1803 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Sulh Hukuk Mahkemesinin 1951/105-54 sayılı paydaşlığın giderilmesi davası sonucu oluşan ilama dayanılarak … Fazla adına; 140 parsel sayılı 2382 m2 yüzölçümündeki taşınmaz Sulh Hukuk mahkemesinin 1951/105-54 sayılı paydaşlığın giderilmesi davası sonucu oluşan ilama dayanılarak … adına tespit edilmiş olup halen tapuda aynı şekilde davacı adına kayıtlıdır. Davacı, taşınmazların tapuda adına kayıtlı olduğu ve uzun yıllardır tarım arazisi olarak kullanıldığını, ancak yörede yapılan orman kadastrosu sırasında 2/B madde uygulaması ile hazine adına tespit edildiğini, taşınmazların ormanla ilgisinin bulunmadığını bildirerek tespitin iptali ile ziraat arazisi olarak adına tescili talebi ile dava açmıştır. Mahkemece dava konusu edilen taşınmazların 2/B madde uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan alanda kaldığı, önceden kesinleşmiş orman tahdit sınırları içinde kalan taşınmazların genel arazi kadastrosu sırasında gerçek kişiler adına tespit ve tescil edilmesi halinde oluşan bu tapu kayıtlarının hukuki değeri bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı temyiz edilmiştir.
Dava, 6 aylık yasal süre içinde açılan orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasaya göre yapılan orman tahdidi ile 2007 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu yapılmış olan ormanlarda aplikasyon ve 2/B uygulaması ile henüz sınırlandırması yapılmamış ormanlarda orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1949 yılında 3116 Sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazlar orman sınırları içinde bırakılmış, 2007 yılında yapılan ve 19.08.2008 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması sonucu Hazine adına orman rejimi dışına çıkartılmıştır. Yörede 1954 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise taşınmazların, daha önce yapılan orman kadastrosu sınırları içinde olduğu gözönünde bulundurulmadan, hata ile ikinci kere kadastrosu yapılarak kişiler adlarına özel mülk olarak tesbit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
-2-
2009/17462 – 2010/35
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasına ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların 1949 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı, 31.12.2981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirmesi nedeniyle Hazine adına orman sınırları dışına çıkartıldığı, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı gibi öncesi devlet ormanı olan bir yer 2/B uygulaması ile ancak Hazine adına çıkarılabileceğinden yasadan kaynaklanan bu zorunluluk nedeniyle gerçek kişilerin bu gibi yerlerin kendileri adına orman sınırları dışına çıkartılmasını talep etmekte hukuki yararı bulunamadığından yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 18/01/2010 gününde oybirliği ile karar verildi.