YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/1939
KARAR NO : 2012/7707
KARAR TARİHİ : 21.05.2012
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ile davalılardan … vekili arafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, 17/05/2007 tarihli dilekçe ile açtığı davada; 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan çalışmalarda, … köyünde 115 ada 1 sayılı parselin orman niteliği ile sınırlandırılıp, Hazine adına tespit tutanağı düzenlenerek kısmi ilana çıkartıldığını, bu orman parseline bitişik taşınmaz içinde bulunan alanın da orman sayılan yerlerden olduğu halde, orman alanı dışında bırakıldığını ileri sürerek, bu alanın orman sınırları içine alınarak orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilini istemiş, davaya konu olan yer hakkında 115 ada 19 parsel numarası ve 34046,84 m2 yüz ölçümü ile … adına belgesizden tarla niteliği ile düzenlenen kadastro tespit tutanağı kadastro mahkemesinde orman kadastrosuna itiraz davasına konu olduğu nedeniyle mahkemeye gönderilmiştir. Mahkemece; Hazine ve … köyü aleyhine açılan davanın husumetten reddine, davalı gerçek kişi aleyhine açılan davanın kabulü ile dava konusu 115 ada 19 sayılı parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … vekili tarafından esas yönünden ve davacı … Yönetimi tarafından ise, Hazine lehine takdir edilen vekalet ücreti yönünden temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece dava konusu taşınmazın kısmen eski tarihli belgelerde orman sayılan yerlerden olduğu, kalan kısmının da orman içi açıklığı niteliğinde olduğu gerekçesiyle orman yönetiminin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. Yargılama sırasında iki kez keşif yapılmış ve farklı orman ve ziraat bilirkişilerden raporlar alınmıştır. Ne var ki, dosyada bulunan 18/05/2010 tarihli orman bilirkişi raporunda taşınmazın tamamının orman sayılan yerlerden olduğu belirtildiği halde, 15/11/2011 tarihli orman bilirkişi kurulu raporunda ise, taşınmazın kısmen orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiştir. Yine 21/11/2011 havale tarihli ziraat bilirkişi raporunda taşınmazın kısmen tarım arazisi, kısmen de orman toprağı niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş, 23/12/2010 tarihli ziraat bilirkişi raporunda ise, taşınmaz üzerinde meşe ağaçlarına ait kök ve sürgünlerin bulunduğu, toprağının orman toprağı olduğu, özel mülkiyete konu olamayacağı belirtilmiştir. Bu şekilde, hem orman bilirkişileri, hem de ziraat bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu gibi ziraat bilirkişileri ile orman bilirkişi raporları arasında da çelişki meydana gelmesine rağmen bu çelişkiler üzerinde durularak çelişkinin giderilmesine çalışılmamıştır. Bunun yanında Selendi Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/39-122 sayılı kararı ile sanık …’ın orman kanuna muhalefet suçundan cezalandırılmasına karar verildiği
ve karar örneğinin dosyaya getirtilmesine rağmen, davalı yere ilişkin olup olmadığı araştırılmamış, davalı yargılama sırasında Ağustos 1993 Tarih 2 sayılı tapu kaydına tutunmasına rağmen tapu kaydı mahallinde uygulanıp taşınmaza uyup uymadığı belirlenmemiştir. Diğer taşınmaza komşu parsellerin kişiler adına tespit edilip kesinleştiğinden Mahkeme gerekçesinde taşınmazın kısmen orman içi açıklığı olduğu yönündeki kabul de isabetsizdir. Bu nedenle;
Mahkemece, Ağustos 1993 tarih 2 sayılı tapu kaydı ilk oluşumundan itibaren bütün tedavülleri ile birlikte ve varsa revizyon gördüğü parseller ile, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı, Selendi Sulh Ceza Mahkemesinin 2007/39-122 sayılı kararı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Orman ve Su İşleri Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, dosyadaki bilirkişi raporları tartışılarak çelişkinin nedeni açıklanmalı, dayanak tapu kaydı ve sulh ceza mahkemesi kararı yerel ve fen bilirkişileri marifetiyle mahallinde uygulanıp kapsamları belirlenmeli, … parsellerin kişiler adına kesinleştiği gözönünde bulundurularak orman içi açıklığı durumu değerlendirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz ve çelişkili bilirkişi raporlarına dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetimi ile davalılardan … vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 21/05/2012 günü oybirliği ile karar verildi.