YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/5677
KARAR NO : 2011/9285
KARAR TARİHİ : 13.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine ve davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 103 ada 31-110; 118 ada 7; 119 ada 4; 122 ada 25-43 ve 128 ada 27-53 parsel sayılı sırasıyla 1718,31 m², 4380,08 m², 1178,68 m², 3896,09 m², 1725,31 m², 304,02 m², 6298,98 m², 1375,58 m² yüzölçümündeki taşınmazlar belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliğiyle davalı gerçek kişiler adına tesbit edilmişlerdir. Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden oldukları iddiasıyla, davacı gerçek kişiler ise, miras nedeniyle taşınmazlarda hisseleri bulunduğu iddiasıyla ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece, H.Y.U.Y.’nin 45. maddesi gereğince davalar birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; birleşen dosya davacıları … ve …’ın davalarının Feragat nedeniyle reddine; davacı Hazinenin davasının ise kısmen kabulüne ve kısmen reddine ve dava konusu … ili, Merkez ilçesi, ,… köyünde bulunan 103 ada 31 ve 110 nolu parselin kadastro tespitlerinin iptali ile 103 ada 31 parselin hali arazi, 103 ada 110 parselin ise ham toprak niteliği ile davacı Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, dava konusu 118 ada 7; 119 ada 4 nolu; 122 ada 25-43 ve 128 ada 27-53 parsellerin tespit maliklerinin kadastro tespitindeki hisselerinin iptali ile, muris … oğlu …’ın mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine ve davalı gerçek kişilerden … tarafından temyiz edilmiştir
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastrosu 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parseller orman alanı dışında bırakılmıştır.
Davacı Hazinenin çekişmeli taşınmazlardan 118 ada 7; 119 ada 4; 122 ada 25-43 ve 128 ada 27-53 parsel sayılı; davalı gerçek kişinin ise 103 ada 31 ve 110 parsel sayılı taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarında; İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada davaya konu tüm taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve davaya konu taşınmazlardan 118 ada 7; 119 ada 4; 122 ada 25-43 ve 128 ada 27-53 parsel sayılı taşınmazlar yönünden adına tescil kararı verilen davalılar yararına 3402 sayılı Yasanın 14. maddesinde yazılı kazandırıcı
zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu; 103 ada 31 ve 110 parsel sayılı taşınmazlar yönünden ise, davalı gerçek kişiler yararına 3402 Sayılı Kanunun 14.maddesinde yazılı zilyetliğin kesintisiz olarak sürdürülmesi koşulu oluşmadığı belirlenerek hüküm kurulduğuna göre, mahkemece davanın kısmen reddi ve kısmen kabulü yolunda kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak; hüküm tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmeyeceği ve hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren yasa değişikliğinden kaynaklanan bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün yargılama giderlerine ilişkin 5., 6. ve 7. bentlerinin kaldırılarak, bunun yerine “6099 Sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince temyiz eden davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve yatırdığı peşin temyiz harcının istek halinde iadesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 13/07/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.