YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4425
KARAR NO : 2011/8646
KARAR TARİHİ : 04.07.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … beldesi 173 ada 83 parsel sayılı 11381,51 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 2/B uygulaması ile tarla niteliğiyle Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı 173 ada 83 parselin kullananı ve muhdesat sahibinin kendisi olduğu, adının ve soyadının yanlış yazıldığı, yüzölçümünün eksik olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne ve dava konsuu 173 ada 83 parselin kadastro tespitinin iptali ile fen bilirkişi krokisinde (A)=6852,67 m2 kısmının 83 parsele ilave edilmesine ve 173 ada 83 nolu parselin 18234,18 m2 olarak miktarının düzeltilmesine, beyanlar hanesine “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince Hazine adına orman sınırları dışına çıkartılmıştır. Parsel üzerindeki fındık ağaçları ve iki katlı betonarme bina ve deponun ve ahşap kamelyanın …’ün kullanımında olup, halen kendisine aittir. … …10,34 m2 bölümü karayolları kamulaştırma sahasında kalmaktadır. şerhinin düşülmesine, … beldesi … mahallesi 173 ada 97 parselin kadastro tutanağının niteliği kısmının iptali ile parselin niteliğinin tarla olarak düzeltilmesine, beyanlar hanesine “parsel üzerindeki fındık ağaçları …’ün kullanımında olup, halen kendisine aittir” şerhinin eklenmesine karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 5831 sayılı Yasaya göre yapılan kullanım kadastrosunda Hazine adına tespiti yapılan taşınmazın tutanağının beyan hanesindeki isim ve soyisminin düzeltilmesine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 1952 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra 1744 sayılı Yasaya göre 1975 yılında yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2. madde uygulaması vardır. 3302 sayılı Yasaya göre 1993 tarihinde yapılıp kesinleşen 2/B uygulaması vardır.
Yapılan incelemede; yerel mahkemenin yargılamayı sonuçlandırdığı son oturumda “davanın kabulüne, sair hususların gerekçeli kararda yazılmasına” şeklinde karar oluşturulmuştur.
Oysa, oluşturulup, duruşma tutanağına geçirilerek okunan kararın, H.Y.U.Y. m.388’de belirtilen biçimde hüküm sonucunu içermesi gerekmektedir (H.Y.U.Y. md. 381.II; 388. II; 389; 489.II). Bu nedenle; yazılı şekilde hüküm kurulması usül ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına 04.07.2011 günü oybirliği ile karar verildi.