YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6903
KARAR NO : 2011/6876
KARAR TARİHİ : 06.06.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … köyü 107 ada 70 ve 72 parsel sayılı sırasıyla 1684,17 m² ve 1339,71 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, 1937 tarih 45, 46, 47, 48 tahrir nolu vergi kayıtları ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına ayrı ayrı tespit edilmiştir. Davacı Hazine, devletin hüküm tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmış, Orman Yönetimi 18.03.2005 tarihli dilekçe ile, orman sayılan yerlerden olduğu iddiasıyla davaya katılmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin orman niteliği ile hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 6831 sayılı Yasaya göre 1997 yılında yapılıp 26.05.1998 tarihinde kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması vardır. Daha sonra 2006 yılında 6831 sayılı Yasanın 4099 sayılı Yasayla değişik 9. maddesine göre yapılıp kesinleşen fenni hataları düzeltme işlemi vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazlar ile 107 ada 68, 69, 71, 73, 74, 75, 76, 77 ve 78 sayılı parsellerin birlikte olarak 6831 Sayılı Yasanın 17/2. madde hükmüne göre orman içi açıklık niteliğinde orman sayılan yerlerden olduğu ve bu tür yerlerin 15.07.2004 günlü Resmi Gazetede yayınlanan Orman Kadastro Yönetmeliğinin 26. maddesi gereğince orman olarak sınırlandırılmasının zorunlu olduğu belirlenerek yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 Sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 Sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalı gerçek kişiler aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 2., 3. ve 4. bentlerinin
kaldırılarak, bunun yerine ikinci bent olarak “2-6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılmasına, sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle devamına ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 06/06/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.