YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8011
KARAR NO : 2011/8315
KARAR TARİHİ : 29.06.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kesinleşen tahdide dayalı tapu kayıtlarının iptali, tescil, el atmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … ilçesi … mevkii 2066 ve 2193 parsel sayılı sırasıyla 1.200 m2 ve 25.100 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile … ve ortakları adlarına tespit ve tescil edilip itirazsız kesinleşmişlerdir. Davacı … Yönetimi, çekişmeli 2193 parselin tamamının, 2066 parselin kısmen kesinleşen tahdit içinde kaldıklarından tapu kayıtlarının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescilleri, davalıların el atmalarının önlenmesine ve beyanlar hanesindeki üçüncü kişi ve kurumlar lehine konulan tüm şerhlerin silinmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
2066 parselin beyanlar hanesine … 8. İcra Müdürlüğü, Yalova İcra Müdürlüğü, … Belediye Başkanlığı lehlerine haciz şerhleri ve … … payına iflas şerhi, 2193 parselin beyanlar hanesine ise; Yalova İcra Müdürlüğü lehine haciz şerhleri, … … payına iflas şerhi ve … Tarım Kredi Kooperatifi lehine ipotek şerhleri konulmuştur. Davanın devamı sırasında Orman Yönetiminin, tapu sicil müdürlüğünü taraf göstererek açtığı dava sonucu Yalova 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/415-2010/223 sayılı kararı ile 2193 ve 2066 parsellerin tapu kayıt maliklerinin soyadlarının … olarak düzeltilmesine karar verilmiş, temyiz edilmeksizin 24.06.2010 tarihinde kesinleşmiştir. Mahkemece davanın kabulüne, 2193 parselin tamamın, 2066 parselin ise bilirkişiler tarafından düzenlenen krokili raporda (A) ile işaretlenen 984,04 m2 yüzölçümlü bölümünün tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tescillerine ve davalıların el atmalarının önlenmesine, lehine şerh konulanlar davada taraf olarak gösterilmediğinden şerhlerin silinmesine yönelik istemin reddine karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi 2066 parselin orman yapılmayan bölüm ve taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhler yönünden temyiz edilmiştir.
Dava, kesinleşen tahdide dayalı tapu kayıtlarının iptali, tescil, el atmanın önlenmesi ve beyanlar hanesindeki şerhlerin silinmesi niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1945 yılında 3116 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, 1950 yılında 5653 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan makiye ayırma, 1957 yılında arazi kadastrosu, 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan ve 23.08.1991 tarihinde ilan edilen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hükme yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan orman bilirkişi … … ve fen bilirkişi … Buğday tarafından ortak düzenlenen 28.05.2010 tarihli rapor ekindeki 2066 parsele ilişkin Ek-1 numaralı hat uygulaması ile Ek -2 numaralı hat uygulaması birbiri ile çelişik olup mahkemece bu çelişki üzerinde durulup yöntemince giderilmemiştir. Dairenin geri çevirme kararı üzerine aynı bilirkişilerden alının ek rapor ekindeki hat ugulaması da bir örneği dosyada bulunan aplikasyon ve orman rejimi dışına haritası ile 2294-2295 OTS’ler itibariyle açı, eğim ve uzaklık yönünden uyumsuzdur. Mahkemece bu yön üzerinde durularak çelişki giderilmemiştir. Bu haliyle uzman bilirkişilerin orman tahdit haritası, orman rejimi dışına çıkarma haritaları ve tutanaklarını nasıl uyguladığı net olarak anlaşılamamaktadır. Bundan ayrı; Orman Yönetimi, çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesindeki kişi ve kurumlar lehine konulan tüm şerhlerin silinmesini de istediği ve ormanların korunmasına ilişkin Anayasanın 169 ve 6831 sayılı Yasanın 93. maddeleri karşısında, ormanlar üzerinde herhangi bir şerh konulamayacağı halde mahkemece lehine şerh konulanlar davaya dahil edilmeden davada taraf olarak gösterilmedikleri gerekçesi ile şerhe yönelik istemin reddine karar verilmesi de doğru değildir.
O halde; öncelikle, çekişmeli taşınmazların beyanlar hanesinde lehine şerh konulanlara dava dilekçesi ve duruşma gününü bildirir davetiye Tebligat Yasasına uygun olarak tebliğ edilerek pasif husumet yaygınlaştırılmalı, daha sonra yörede 3116 ve 3302 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastro, aplikasyon ve orman rejimi dışına çıkartma haritaları, işe başlama, çalışma, işi bitirme ve sonuçlarını askı ilan tutanakları, ile yenileme kadastro paftası bulundukları yerlerden getirtildikten sonra mahkemece, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek iki mühendis ve bir harita mühendisinden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte 2 Eylül 1986 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 6831 sayılı Orman Yasasına Göre Orman Kadastrosu ve Aynı Yasanın 2/B Maddesinin Uygulanması Hakkındaki Yönetmeliğin 54. maddesi uyarınca hazırlanan Orman Kadastrosu Teknik İzahnamesinin 49. maddesinde yazılı “orman sınır noktası ve hatların uygulanmasında tutanaklardan, orman kadastro haritasından, hava fotoğraflarından, varsa ölçü karnelerinden, nirengi, poligon, röper noktalarından yararlanılır. Sınırlama tutanakları ile orman kadastro haritaları arasında çekişme olduğunda ölçü değerleri ve tutanaktaki ifadeler arazinin durumuna göre incelenir, hangisi daha çok uyum gösteriyorsa ve gerçek duruma uygun ise o esas alınır.” hükmü ile 15.07.2004 tarihli Resmi Gazetede yayımlanan Orman Kadastrosunun Uygulanması Hakkında Yönetmeliğin “Teknik İşler” başlıklı Dokuzuncu Bölümde yazılı esaslar göz önünde bulundurularak uygulama yapılmalı, yerel bilirkişi beyanlarına başvurularak yerinde bulunmayan orman sınır noktaları, bulunanlardan hareketle tutanak ve haritalarda yazılı mevkii, yer, kişi isimleri ile açı ve mesafelere göre, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulama tutanak ve haritalarının düzenlenmesinde kullanılan hava fotoğrafları ve memleket haritalarından yararlanılarak, değişik açı ve uzaklıklardaki en az 6-7 adet orman sınır noktası bulunup röperlenmeli, anlatılan yöntemle bulunan ilk orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B madde uygulaması ile ilgili sınır noktaları aynı ölçeği çevrilerek, temyize konu 2066 sayılı taşınmazın orman kadastrosu aplikasyon ve 2/B madde haritalarına göre konumu genel kadastro paftası üzerinde, ayrı renkli kalemlerle gösterilip keşfi izleme olanağı sağlanmalı, aynı ya da yakın orman sınır hatlarında, dava konusu edilen parseller varsa, bunların tümü birleşik harita üzerinde gösterilerek ve temyize konu taşınmazın X ve Y değerlerini gösterir şekilde koordinatlı müşterek imzalı rapor ve kroki alınmalı, ilk orman kadastro harita ve tutanakları ile aplikasyon ve 2/B madde harita ve tutanaklarının uyumsuz olması halinde yukarıda yazılı Yönetmelikler ile Teknik İzahnamelerde yazılı tutanakların düzenlenmesine esas alınan hava fotoğrafı ve memleket haritası ile desteklenen ve gerçek duruma uygun düşen tutanaklara değer verileceği düşünülmeli, oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 29/06/2011 günü oybirliği ile karar verildi.