Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/11980 E. 2013/1676 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11980
KARAR NO : 2013/1676
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … Köyü 834 parsel sayılı taşınmazın 41250 m² yüzölçümü ile davalılar adlarına tapuda kayıtlı olduğunu, dava konusu taşınmazın, 11.107,18 m²’lik kısmının, yörede ilk kez yapılan orman kadastrosu sırasında orman tahdidi içine alındığını, tahdidin 12.05.1998 -12.11.1998 tarihleri arasında ilân edildiğini, 6 aylık süre içinde davalılar tarafından tahdide itiraz davası açıldığını, Çan Kadastro Mahkemesinin 2003/1 – 3 sayılı kesinleşen kararı ile bu kısmın orman olduğunun belirlendiğini ve Yargıtay 20. Hukuk Dairesince de onanarak kesinleştiğini, tahdidin de kesinleştiğini ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile orman niteliği ile Hazine adına tescili istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu … Beldesi 834 sayılı parselin 19.06.2008 tarihli krokide (B) ile gösterilen 11.107,18 m²’lik kısmının tapu kaydının iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tesciline ve davalıların bu alana vaki müdahalelerinin men’ine karar verilmiş, davalılar … ve … tarafından hüküm temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan tapu kaydının iptali ve tescile ilişkindir.
1) Davalıların, tapu iptali ve tescil davasına yönelik temyiz itirazları bakımından; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada, çekişmeli taşınmazın kısmen orman tahdit hattı içinde kaldığı belirlenerek, yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığından, tapu iptali ve tescil davası yönünden hükmün onanması gerekmiştir.
2) Davalıların, elatmanın önlenmesi davasına yönelik temyiz itirazları bakımından; dava konusu taşınmazın, davalılar tarafından dava tarihine kadar tapu kaydına dayanılarak tasarruf edildiğinden ve bu tarihe kadar davalılar tarafından çekişmeli taşınmaza haksız elatma söz konusu olmadığından, Orman Yönetiminin elatmanın önlenmesine ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken, mahkemece, davalıların taşınmaza yönelik elatmasının önlenmesine karar verilmiş olması usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
Öte yandan, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Kanunun 16. maddesiyle 3402 sayılı Kanuna eklenen “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” şeklindeki 36/A maddesi ve 17. maddesi ile eklenen “Bu Kanunun 36/A
maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti dâhil yargılama giderleri için de uygulanır.” şeklindeki geçici 11. maddesi hükümleri gereğince davalılar aleyhine harç, yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi de; usûl ve kanuna aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: 1) Yukarıda 1. bentde açıklanan nedenlerle; davalıların tapu iptali ve tescil davası yönünden temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ONANMASINA,
2) Yukarıda 2. bentde açıklanan nedenlerle; davalıların elatmanın önlenmesi davası ve yargılama giderlerine yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, alınan temyiz harcının istek halinde yatıranlara iadesine 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.