Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2012/15523 E. 2013/1712 K. 25.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/15523
KARAR NO : 2013/1712
KARAR TARİHİ : 25.02.2013

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … ve … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı …, 14.12.2004 tarihli dilekçesiyle … Köyü (Mahallesi) 980 parsel sayılı taşınmazın yörede 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastro sınırları içinde kaldığını ileri sürerek, davalılar adına olan tapu kaydının iptalini ve orman niteliği ile Hazine adına tescilini istemiş, Mahkemenin davanın kabulüne ve çekişmeli … Köyü 980 sayılı parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapu tesciline ilişkin 07.11.2007 gün ve 2004/510 – 288 sayılı kararı, davalı …’ın temyizi üzerine, Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 10.07.2008 gün ve 2008/5239 -10312 sayılı kararı ile bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli parselin tapuda 1468/2400 payının …, 466/2400 payının …, 233/2400 payının … ve 233/2400 payının ise … adına kayıtlı olduğu halde davanın sadece …, aleyhine açıldığı, tapuda pay sahibi olan … aleyhine dava açılmadığı gibi dava bu kişiye de yaygınlaştırılmadığı, Devlet ormanlarında özel mülkiyete konu oluşturacak şekilde pay tapusu oluşturulamayacağı, Devlet ormanı savı ile açılan davanın taşınmazın tapudaki paylı ortaklarından tümüne karşı açılması gerektiği gözetilmeden, sadece üç paydaşa karşı dava açılıp, Orman Yönetimine tapudaki 466/2400 payın sahibi … aleyhine dava açması ya da davasını bu kişiye yaygınlaştırması için olanak verilmesi, dava açılması halinde …’in savunma ve delilleri sorularak toplanacak delillere göre hüküm kurulması” gereğine değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda bu kez yine davanın KABULÜNE, çekişmeli parselin tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … ve … vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içindeki taşınmaz için kadastro yoluyla oluşturulan tapu kaydının iptal ve orman niteliğiyle tescile ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu bulunmaktadır. Daha sonra ilk tahditin aplikasyonu ve sınırlandırması Yargıtay 2. Hukuk Dairesi Başkanın hakem sıfatıyla verdiği karar ile iptal edilen ormanların kadastrosu 1976 yılında yapılıp ekip çalışmaları 15.09.1976 tarihinde, itirazları inceleyen 7 numaralı Orman Kadastro Komisyonu işlemleri ise, 09.12.1976 tarihinde ilân edilmiştir. 36 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca 1988 yılında aplikasyon, sınırlandırması yapılmamış ormanların kadastrosu ve 3302 sayılı Kanun ile değişik 6831 sayılı Kanunun 2/B madde uygulaması yapılıp 15.06.1989 tarihinde ilân edilmiştir.
1) Dava konusu taşınmazın bilirkişi Harita Mühendisi … tarafından düzenlenen raporda (A)+(B)=1242,28 m² yüzölçümlü bölümüne ilişkin temyiz istemleri yönünden; incelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi kurulu tarafından 1942 yılında yapılıp kesinleşen orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmaz bölümlerinin orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına, 1952 yılında makiye tefrik edilen alanda kalmasının teknik ve hukukî anlamda orman kadastro (tahdit) sınırı dışına çıkarma işlemi olmadığı, orman tahdidi içinde kaldığı kesinleşen, ancak tapuya tescil edilmeyen yerlerde 5653 sayılı Kanun ile değişik 3116 sayılı Kanun hükümlerine göre maki komisyonlarının yaptığı işlemlerin bir tespit niteliği taşıdığı, bu hususun 30.04.2010 gün ve 2004/1- 2010/1 sayılı İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulu kararı ile de kabul edildiği belirlendiğine ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usûl ve kanuna uygun olan hükmün taşınmazın (A) ve (B) ile işaretli bölümlerine ilişkin olarak onanması gerekmiştir.
2) Dava konusu taşınmazın bilirkişi Harita Mühendisi … tarafından düzenlenen raporda (C) ile gösterilen 1062,50 m² yüzölçümlü bölümüne ilişkin temyiz istemlerine gelince; mahkemece, bu bölümün 1942 yılında kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığından davanın kabulüne karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; davacı …, kesnleşmiş orman tahdit sınırları içerisinde kalan tapunun iptali istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucu çekişmeli taşınmazın (C) ile gösterilen bölümünün uzman orman bilirkişi kurulu tarafından, orman kadastrosu, aplikasyon ve 2/B tahdit tutanakları ve haritasına göre yapılan inceleme ve araştırma sonucunda 1989 yılında 3302 sayılı Kanuna göre yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması sonucu 31.12.1981 tarihinden önce bilim ve fen bakımından orman niteliğini yitirdiği ve 2/B madde koşullarını taşıyan yerlerden olduğu belirlenerek Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı belirlendiğine, davada Hazine taraf olmadığına göre, bu bölüme ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken talep aşılarak davanın kabulüne karar verilmesi usûl ve kanuna aykırı olup, bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: 1)Yukarıda bir nolu bentde açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile çekişmeli taşınmazın bilirkişilerin rapor ve krokilerinde (A) ve (B) olmak üzere toplam 1242,28 m² yüzölçümü ile gösterdiği bölümlere ilişkin hükmün ONANMASINA,
2) İki nolu bentde açıklanan nedenlerle, davalılar … ve … vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile aynı bilirkişilerin rapor ve krokilerinde (C) ile gösterilen 1062,50 m² yüzölçümü ile gösterdiği bölüme ilişkin hükmün BOZULMASINA 25/02/2013 gününde oy birliği ile karar verildi.