YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/1246
KARAR NO : 2010/1251
KARAR TARİHİ : 08.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 154 ada 1 parsel sayılı 5749808,41 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfı ile Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı gerçek kişi, 154 ada 1 sayılı parsel içinde kalan iki parça taşınmaza yönelik olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu 154 ada 1 parselin tespit gibi tesciline, karar kesinleştiğinde 145 ada 1 sayılı parseldeki davalıdır şerhinin kaldırılmasına karar verilmiş, hüküm davacı … … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı içinde bırakılmıştır.
Mahkemece taşınmazın orman içi açıklık niteliğinde olduğu kabul edilerek davanın reddine karar verilmiştir. Ancak, dava konusu olan ve (A) ile gösterilen bölüm 145 ada 1 nolu parsele bitişik olup orman içi açıklık niteliği taşımamaktadır. Dosyada mevcut 05.07.2007 tarihli fenni bilirkişi raporunda dava konusu (A) bölümünün (Y) harfi ile gösterilen 4875,47 m2 lik kısmının açık alanda kaldığı; (X) harfi ile gösterilen 9455,10 m2’lik kısmın ise yeşil orman alanı içinde kaldığının tespit edildiği bildirildiği halde çekişmeli taşınmazların orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının da yerleri gösterilmemiştir. Dosyada mevcut orman bilirkişi tarafından düzenlenen bilirkişi raporuna ekli memleket haritasında taşınmazların yeri memleket haritasında gösterilmiş ise de fenni bilirkişi raporunda ki ayrımlar ve taşınmazın açık alan ve yeşil alan içinde kalan kısımları ayrı ayrı gösterilmemiş sadece taşınmazın 8995,26 m2’lik kısmının açık alanda kalan ve orman sayılmayan yerlerden olduğu bildirilmiş olup orman bilirkişi raporu ile fenni bilirkişilerin raporu birbiri ile bütünlük ve uyum içinde değildir.
Orman sınırlandırılması yapılmayan veya sınırlandırılmanın ilk olarak yapıldığı yerlerde, bir yerin orman niteliğinin ve hukuki durumunun 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözümlenmesi gerekir. 3116 Sayılı Yasa ile sadece devlet ormanları belirlenmiştir. 13.07.1945 tarihinde yürürlüğe giren 4785 Sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince 2. maddesinde sayılan istisnalar dışında bütün ormanlar devletleştirilmiş, devletleştirilen ormanlardan bazıları sonradan yürürlüğe giren 5658 Sayılı Yasa ile iadeye tabi tutulmuştur. İadenin koşulları yasada gösterilmiştir.
O halde, mahkemece eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve
2010/1246-1251
keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; kesinleşmiş orman kadastrosu bulunmadığından, 3402 sayılı yasanın 4 maddesi gereğince yapılan orman kadastrosuna ait tahdit haritası ile tapulama paftası ölçekleri denkleştirilip birbiri üzerine aplike edilerek değişik açı ve uzaklıklarda olan, en az 4 ya da 5 orman tahdit sınır (OTS) noktası görülecek biçimde dava konusu taşınmazın ve komşu taşınmazların orman kadastrosu ve aplikasyon hattına göre konumu, orman kadastro haritasındaki sınır noktaları ile varsa aplikasyon haritasındaki sınır noktaları kadastro paftası üzerinde ayrı renkli kalemlerle çizilmek suretiyle düzenleyecekleri kroki ile yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı …’ın temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 08.02.2010 günü oybirliği ile karar verildi.