YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/6828
KARAR NO : 2011/10609
KARAR TARİHİ : 27.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, … köyü 127 ada 14 ve 235 ada 3 parsel sayılı sırasıyla 1382,62 m2 ve 2910,31 m2 yüzölçümlü taşınmazlar, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazine adına tespit edilmesi gereken yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulü ile dava konusu taşınmazların kadastro tespitinin iptaliyle 3 sayılı parselin orman niteliği ile, 14 sayılı parselin tarla niteliği ile Hazine adına tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. Maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Mahkemece, çekişmeli 3 sayılı parselin orman sayılan yerlerden olduğu, 4 sayılı parselin ise davalıların kabul beyanları gözönünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilimiş ise de, yapılan araştırma ve incemele hükme yeterli değildir. Hükme esas alınan 02/10/2009 tarihli ve davalıların kabul beyanlarını içeren dilekçe, davalıların kimlikleri ve imzaları tevsik edilmediğinden geçerli bir kabul beyanı olarak kabul edilemez. Diğer taraftan, çekişmeli 4 sayılı parsel yönünden orman araştırması yapılmaması, 3 sayılı parsel yönünden ise alınan orman bilirkişi raporunda taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu bildirilmiş ise de, çekişmeli taşınmazın rapora ekli 1957 tarihli memleket haritasında açık renkli alanda kaldığı halde 1986 tarihli memleket haritasında yeşil renkli alanda görüldüğü, dinlenen yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre ise taşınmazın öncesinden beri hububat vb ekimi yapılan tarım arazisi olduğu, hiç bir zaman orman olmadığının belirtildiği, bu olgular karşısında taşınmazın 1986 tarihli memleket haritasındaki görünümünün doğru olup olmadığı ya da haritanın yanlış boyanıp boyanmadığı hususu üzerinde durulmamıştır. Bu nedenle, hükme esas alınan orman bilirkişi raporu yetersiz olup yetersiz bilirkişi raporuna dayalı hüküm kurulamaz. O halde;
Mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi ve bir … elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte,çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı Yasalar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler … ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalı, özellikle yukarıda açıklanan olgular karşısında 1986 tarihli memleket haritasındaki görünümün doğru olup olmadığının değerlendirilmeli ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir. Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik inceleme ve yetersiz bilirkişi raporuna dayanılarak … biçimde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı …’nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 27/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.