YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/7945
KARAR NO : 2013/1749
KARAR TARİHİ : 25.02.2013
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tesbitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü, 186 ada 18 parsel sayılı 3515,88 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak tarla niteliğiyle davalı gerçek kişi adına tesbit edilmiştir. Davacı Hazine vekili, dava konusu taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu … Köyü, 186 ada 18 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın 07.04.2011 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide (A) ile gösterilen 1338,37 m² yüzölçümündeki bölümünün orman niteliğiyle Hazine adına, aynı krokide (B) ile gösterilen 2177,51 m² yüzölçümündeki bölümünün ise, tarla niteliğiyle tesbit gibi davalı gerçek kişi adına tapuya kayıt ve tescillerine karar verilmiş, hüküm davacı Hazine vekili tarafından krokide (B) ile gösterilen bölüme yönelik olarak temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tesbitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 6831 sayılı Kanuna göre yapılıp 21.05.1993 tarihinde ilân edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye uzman bilirkişi raporuna kesinleşen orman tahdit haritası, eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarına dayalı olarak yapılan uygulama ve araştırma sonucu çekişmeli 186 ada 18 parsel sayılı taşınmazın temyize konu krokide (B) ile gösterilen bölümü orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve bu bölüm yönünden adına tescil kararı verilen davalı kişi yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu anlaşıldığına göre yazılı şekilde kurulan hükümde isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 31/3. maddesi gereğince davalı yararına yüksek vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple; hükmün 4 rakamlı bendinde yer alan 650.-TL çıkarılarak bunun yerine “200.-TL” yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Kanunun geçici 3. maddesi atfıyla HUMK’nun 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA 25/02/2013 günü oy birliği ile karar verildi.