Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1846 E. 2011/4877 K. 21.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1846
KARAR NO : 2011/4877
KARAR TARİHİ : 21.04.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan … tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … Köyü 139 ada 18 parsel sayılı 2496,29 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, tarla niteliğiyle Temmuz 1972 tarih 30, Temmuz 1975 tarih 98 sıra numaralı tapu kaydı ile ½’şer pay ile … … ve … … adına tesbit edilmiştir. Aynı köy 139 ada 17 parsel sayılı 1380,91 m2 yüzölçümündeki tarla ve çalılık nitelikli taşınmaz aynı tapu kayıtları kapsamında kaldığından söz edilerek beyanlar hanesine tesbit malikinin ölü olduğu yazılarak … … adına tesbit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu, tesbitlerinin iptali ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tescili iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, çekişmeli parsellerin tesbitinin iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı … … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılmamıştır.
İncelenen dosya kapsamına kararın dayandığı gerekçeye ve eski tarihli memleket haritası,amenajman planı ve hava fotoğraflarının uygulanmasına dayalı araştırma, inceleme ve keşif sonucu düzenlenen uzman bilirkişi raporlarıyla çekişmeli parsellerin orman sayılan yerlerden olduğu belirlenip, kadastro tesbitine esas alınan tapu kaydı yöntemince uygulanmamışsa da, bir an için sınırları itibariyle çekişmeli parselleri kapsadığı kabul edilse bile, orman içinde kalan sınırları nedeniyle 3402 sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince kapsamının yüzölçümüne değer verilerek saptanacağı, 919 m2 yüzölçümündeki tapu kaydını çekşimeli parselin tamamını kapsayamayacağı, kaldı ki, tapu kaydının devletleşen orman alanı içinde kalmakla hukuki değerini yitirdiği gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. Ancak, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesinde “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dahil, yargılama giderine hükmolunmaz.” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre; “bu Kanunun 36/A maddesi hükmü, henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekâlet ücreti
dahil yargılama giderleri için de uygulanır.” hükmü gereğince davalılar aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.bu sebeple hüküm fıkrasında yer alan vekalet ücreti ve yargılama giderlerine yönelik “alınması gerekli 14,00.-YTL … ve ilam harcından peşin alınan 0,43.-YTL nin mahsubu ile bakiye kalan 13,57.-YTL’nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, davacı kurum tarafından yapılan 518,44.-YTL’lik yargılama giderinin davalılardan alınarak davacı kurum Orman İdaresine verilmesine, davacı … kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret tariesine ve Kadastro Müdürlüğü kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret tarafesine ve Kadastro Yasasının 31. Maddesine göre taktiren 100,00.-YTL vekalet ücretininin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,” cümlelerinin hükümden çıkartılarak bunun yerine “6099 sayılı Yasa ile getirilen 3402 sayılı Yasanın 36/A maddesi gereğince yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına” cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 21.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.