YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/14530
KARAR NO : 2010/1094
KARAR TARİHİ : 03.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında … Köyü 102 ada 1 parsel sayılı 330,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalılar … ve ortakları adlarına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tesbitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre 29.08.1943 tarihinde ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 3302 Sayılı Yasa hükümlerine yapılıp kesinleşmeyen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması bulunmaktadır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen raporda çekişmeli taşınmazın 29.08.1943 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman sınırlama haritası dışında olduğu, 1958 tarihli memleket haritasında açık alanda gözüktüğü orman sayılmayan yerlerden olduğu açıklanmış ise de rapor ekindeki hat uygulaması yetersiz olduğu gibi taşınmaz memleket haritasında yanlış yerde aplike edilmiştir. Diğer taraftan; yörede orman kadastrosu 4785 Sayılı Yasa hükümleri nazara alınmadan bu yasanın yürürlük tarihinden önce 1942 -1943 yıllarında 3116 Sayılı Yasa Hükümlerine göre yapılmış olduğundan salt tahdit haritasının uygulanması taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığının tespitinde yetersiz kalır. Bu sebeple; çekişmeli taşınmazın öncesinin de araştırılması, taşınmazın bu yöreye ait en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğraflarında ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması gerekir. Çekişmeli taşınmazın kuzeyinde …, doğu, batı ve güneyinde devlet ormanı bulunmaktadır. Hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ekindeki 1958 tarihli aplikeli memleket haritası incelendiğinde çekişmeli taşınmaz derenin güneyinde işaretlenmesi gerekirken, kısmen derenin içinde kısmen de derenin kuzeyinde işaretlenmiş olup, memleket haritasında derenin kuzeyi açık derenin güney tarafı ise ibreli ağaç rumuzlu yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedir. Bu durumda derenin güneyinde bulunan çekişmeli taşınmaz yeşil renkli ormanlık alanda gözükmektedir. Tapu ve zilyetlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş olup, diğer fıkraları da 3.3.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasa ile yürürlükten kaldırıldığından bu yollarla ormandan yer kazanılamaz. Zaman içinde taşınmaz üzerindeki orman bitki örtüsünün kaldırılmış olması o yerin orman niteliğini kaybettiği anlamına gelmez. Öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok
200914530-2010/1094
edilmiş olsa dahi, salt orman toprağı orman sayılan yer olup zilyetlikle kazanılamaz. Açıklanan nedenlerle Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken, aksi düşünce ile … şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 03.02.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.