Yargıtay Kararı 21. Hukuk Dairesi 2012/11070 E. 2013/18735 K. 21.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 21. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/11070
KARAR NO : 2013/18735
KARAR TARİHİ : 21.10.2013

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVALILAR :

Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 15/03/2006 – 23/03/2007 tarihleri arasında geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
K A R A R

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Dava, davacının 15/03/2006-23/03/2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmaların tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulü ile, davacının 15/03/2006-23/03/2007 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde kesintisiz çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve inceleme ile varılmıştır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 79/10. ve 5510 sayılı Yasa’nın 86/8. maddeleri bu tip hizmet tespiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay’ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır. Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır. Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir. Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacı adına işe giriş bildirgesinin 10/10/2006 tarihinde Kuruma verildiği, 10/10/2006-23/03/2007 tarihleri arasındaki hizmetlerin davalı tarafından bildirildiği, 2006/3-9. aylar arası … bordrolarının getirtildiği, taraflar arasında imzalanmış 09/10/2006 tarihli belirsiz süreli hizmet sözleşmesi bulunduğu, … cüzdanı fotokopilerinde davacının doğum tarihinin birinde 1975 diğerinde 1974 olarak kayıtlı olduğu dolayısıyla kimlik bilgileri arasında çelişki bulunduğu, dinlenen davacı tanıklarından … beyanında, davacının 2006 yılı Mart ayında, … 2006 yılı Ocak ayında, diğer tanık … ise, davacının 2005 yada 2006 yılında çalışmaya başladığını belirttikleri, 2006/11 ve 12, 2007/1-2 ve 3. aylara ait imzalı ücret bordrolarının bulunduğu, tanıklardan … ve … … bordrolarında kayıtlı olmadıkları, … ise, bordro tanığı olup, davalıya karşı açılmış davası olduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda, taraflar arasındaki uyuşmazlık 15/03/2006-10/10/2006 tarihleri arasındaki … yönünden çıkmaktadır. Hizmet tespiti davasının kamu düzenine ilişkin olduğu dikkate alınarak, dosyadaki … bordrolarından bordro tanıkları mahkemece resen tespit edilip dinlenmediği, ibraz edilen yazılı hizmet sözleşmesinin davacı tarafından imzalanıp imzalanmadığının incelenmediği, davacının … cüzdanı fotokopilerinde farklı yazılı olan doğum tarihlerinin araştırılmadığı ve böylece çalışma olgusunun yeterli ve gerekli bir araştırmayla hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak sağlıklı bir biçimde belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Yapılacak iş, öncelikle uyuşmazlık konusu dönemi kapsayacak şekilde, dosyada bulunan … bordrolarından, bordro tanıklarını resen tespit edip dinlemek, gerekgörüldüğü takdirde Kurumdan sorulmak suretiyle veya zabıta araştırması ile tespit edilecek komşu işyerlerinin işverenleri veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlarının beyanlarına başvurmak, komşu işyeri tanıklarının çalışma süresini tereddütsüz belirlemek amacıyla gerek görüldüğü takdirde hizmet döküm cetvellerini getirtmek, davacının doğum tarihindeki çelişkiyi araştırmak, özellikle ibraz edilen yazılı hizmet sözleşmesi dikkate alınarak, sözleşmedeki imzanın davacıya ait olup olmadığını belirlemek, gerekirse bilirkişi incelemesi yaptırmak ve davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek tüm deliller birlikte değerlendirilip sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik araştırma ve inceleme sonucunda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.