YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/13597
KARAR NO : 2010/1890
KARAR TARİHİ : 17.02.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2007 yılında yapılan kadastro sırasında … Köyü 130 ada 2 parsel sayılı 15.345,79 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle tarla niteliği ile davalı … adına tespit edilmiştir.
Davacı Hazine, çekişmeli taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 5304 Sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi uyarınca yapılan orman kadastrosu bulunmaktadır.
Mahkemece verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Hazine bu davayı çekişmeli taşınmazın 3402 Sayılı Yasanın 14, 16 ve 18.maddeleri gereğince özel mülkiyete konu olamayacak devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğu iddiasıyla açmıştır. Çekişmeli taşınmaz ile komşusu 130 ada 2 parsel sayılı taşınmazın dört tarafı 132 ada 1 sayılı mera parseli ile çevrili olup, 130 ada 2 parsel sayılı taşınmazda … Kadastro Mahkemesinin 14.01.2009 gün 2007/165-2009/4 sayılı dosyasında taşlık ve ham toprak niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, kişinin temyizi üzerine Dairenin 2009/10316 esasında onanmıştır. Bu durumda çekişmeli taşınmaz mera bütünlüğü içinde bulunmakta olup öncesinin mera olduğu, meradan açıldığı sonuç ve kanısına varılmaktadır. Meralar üzerinde sürdürülen zilyetliğin süresi nereye kadar ulaşırsa ulaşsın hukuken değer taşımaz .
Açıklanan nedenlerle Hazine tarafından açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile … şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 17.02.2010 günü oybirliğiyle karar verildi.