YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8582
KARAR NO : 2011/12525
KARAR TARİHİ : 03.11.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükümüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 21.10.2008 gün 2008/9100-13599 sayılı bozma kararında özetle “Çekişmeli taşınmazların hangi sebeple kadastro dışı bırakıldığının araştırılması, taşınmazların bulunduğu kadastro paftasındaki 103 ila 122 numaraları ile çevrili poligonun neyi ifade ettiğinin ayrıca yörede 228 sayılı genelge uyarınca orman alanlarını belirlemek için Orman Yönetimi ve kadastro müdürlüğünün ortak çalışma yapıp yapmadıklarının, yapılmış ise buna ilişkin harita ve tutanak düzenlenip düzenlenmediğinin kadastro müdürlüğü, tapu sicil müdürlüğü ve Orman Yönetiminden sorulup ilgili belgelerin getirtilmesi ve bu harita ile belgelerde taşınmazın orman olarak tespit dışı bırakılıp bırakılmadığının belirlenmesi, çekişmeli taşınmazlar orman niteliği ile tespit dışı bırakılmış iseler orman kadastrosunun yapıldığı tarihe kadar taşınmazların orman sayılacağının ve zilyetlik yoluyla kazanılamayacağının gözetilmesi, çekişmeli taşınmazlar orman olarak tescil dışı bırakılmamış iseler, davacının zilyetliğinin başladığı tarih olarak bildirilen 1980 ve 1990’lı yıllara ait hava fotoğrafları ve en eski tarihli memleket haritası bulundukları yerlerden getirtildikten sonra ziraat mühendisi ve fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak keşifte, çekişmeli taşınmazların bu tarihlerde ziraat arazisi olarak kullanılıp kullanılamadıklarını ve fiili durumlarını belirtir şekilde rapor alınması, tarafların tanıklarının taşınmaz başında dinlenerek zilyetlik koşullarının araştırılması, oluşacak sonuca göre karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma kararına uyulduktan sonra davanın kısmen kabulüne, Karakaya köyünde bulunan ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen krokili raporda (R) ile işaretlenen taşınmaz hakkında bozma öncesi red kararı verildiğinden ve kişi temyiz etmediğinden bu yer hakkında yeniden karar verilmesine yer olmadığına, (N1) ile işaretlenen taşınmaza yönelik davanın reddine, (NA) ile işaretlenen taşınmaz ile (N) ile işaretlenen taşınmazın içinde gösterilen (N1) ile işaretlenen bölüm dışında kalan kesiminin davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalılar Hazine ve Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir..
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazların tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde dava tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 21.01.1983 tarihinde kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
1- Hazine ve Orman Yönetiminin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 havale tarihli krokili raporda (NA) ile işaretlenen taşınmaza yönelik temyiz itirazları yönünden; mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılıp karar verildiğine göre bu yere yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE ,
2- Hazine ve Orman Yönetiminin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 havale tarihli krokili raporda (N) ve (N1) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bozma kararına uyularak yapılan inceleme ve uygulama sonucu fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 havale tarihli krokili raporda çekişmeli taşınmazın (N1) ile işaretlenen 332,86m2 yüzölçümlü bölümünün orman sayılan yerlerden olduğu belirtilmiş ve bu kesime yönelik davanın reddine karar verilmiş ise de bozma öncesinde fen bilirkişi … ve serbest orman mühendisi … tarafından ortak düzenlenen 02.06.2006 havale tarihli krokili raporda dava edilen yerin (NB) ile işaretlenen 1.993,15 m2 yüzölçümlü kesiminin orman sayılan yerlerden olduğu ve eylemli biçimde orman olduğu belirtilmiş ve mahkemece de bu yere yönelik davanın reddine karar verilmiştir. Davacı …, bozma öncesi aleyhteki kararı temyiz etmemiş ve mahkemece de bozma ilamına uyulmakla davalılar Hazine ve Orman Yönetimi yararına usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası’nda anılan ilkeye ilişkin açık bir hüküm bulunmamaktadır. Ne var ki, “Usuli Kazanılmış Hak” davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ve öğretide kabul görmüş usul hukukunun vazgeçilmez ana temellerinden olup, bir davada, mahkemenin yada tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade eder.
Bozma öncesi aleyhteki kararı davacı kişi temyiz etmediğinden davalılar Orman Yönetimi ve Hazine yararına oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi gözetilerek, çekişmeli taşınmazın bozma öncesinde hükme dayanak yapılan orman ve fen bilirkişi tarafından düzenlenen 02.06.2006 havale tarihli rapor ekindeki krokide (NB) ile işaretlenen 1.993,15 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik davanın reddine, (NA) ve (N) ile işaretlenen toplam 17.789,02 m2 yüzölçümlü taşınmazın davacı kişi adına tesciline karar verilmesi gerekirken aksi düşünce ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: 1- Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle davalılar Hazine ve Orman Yönetiminin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 havale tarihli krokili raporda (NA) ile işaretlenen taşınmaza yönelik temyiz itirazlarının REDDİNE,
2- Yukarıda 2.bentte açıklanan nedenlerle davalılar Orman Yönetimi ve Hazinenin fen bilirkişi … tarafından düzenlenen 05.10.2010 havale tarihli krokili raporda (N) ve (NI) ile işaretlenen taşınmazlara yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine 03.11.2011 günü oybirliği ile karar verildi.