Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/8549 E. 2011/12011 K. 24.10.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/8549
KARAR NO : 2011/12011
KARAR TARİHİ : 24.10.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı gerçek kişi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Hükmüne uyulan Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 17.11.2008 gün 2008/14125-15627 sayılı bozma kararında özetle: “…mahkemece yapılacak iş; çekişmeli parsellerden aynı adada ve aynı orman içi kapalı ziraat poligonunda kalan tüm dava dosyalarının birlikte keşfi yapılarak, Orman kadastrosu çalışma tutanaklarında isimleri yazılı kişilere ait tarlanın köşesine yada evlerin duvar köşesine (örneğin; orman bakım evi ve lojmanı) yerli kayaya şeklindeki sabit yerlere konulduğu anlaşılan OTS noktaları öncelikle tutanaklardaki tanım, açı ve mesafelere dikkat edilerek zeminde bulunmalı, bulunacak bu sabit noktaların koordinatları belirlenerek, kadastro paftasının tahdit haritası ile birlikte ölçekleri denkleştirilerek, memleket haritası üzerine aktarılmak suretiyle, ada bazında ve orman içi kapalı poligon içerisinde kalan çekişmeli olan ve olmayan tüm parselleri gösterecek şekilde kapsamlı uygulama yapılmalıdır” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma kararına uyulduktan sonra davacı gerçek kişinin davasının REDDİNE, davacı … Yönetiminin davasının KABULÜNE ve dava konusu … köyü 161 ada 3 parselin kadastro tespitinin iptali ile orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı gerçek kişi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tesbit tarihinden önce 1744 sayılı Yasaya göre 18.05.1983 tarihinde ilanı yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ve 2. madde uygulaması bulunmaktadır. Daha sonra 2896 Sayılı Yasaya göre 07.10.1985 tarihinde yapılıp dava tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
Dosya kapsamına ve mahkemece uyulan bozma kararı gereğince ve uzman orman bilirkişi kurulu tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli 161 ada 3 parsel sayılı taşınmazın orman tahdidi içinde kalan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve yazılı biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, karar tarihinden sonra 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi uyarınca; “Kadastro işlemi ile oluşan tespit ve kayıtların iptali için Devlet veya diğer kamu kurum ve kuruluşları tarafından kayıt lehtarına karşı kadastro mahkemeleri ile genel mahkemelerde açılan davalarda davalı aleyhine vekâlet ücreti dâhil, yargılama giderine hükmolunmaz” ve 17. maddesi ile eklenen geçici 11. maddesine göre “bu kanunun 36/A maddesi hükmü henüz infaz edilmemiş yargı kararlarındaki vekalet ücreti dahil yargılama giderleri için de uygulanır” hükümleri uyarınca davalılar aleyhine vekalet ücreti dahil yargılama giderlerine hükmolunamayacağından, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle; hükmün 6, 8, 9 ve 10 numaralı bendlerinin hükümden çıkartılmasına ve bunun yerine 6 numaralı bent olarak ” 6- 3402 sayılı Yasaya 6099 sayılı Yasa ile eklenen 36/A ve geçici 11. maddesine göre; davacı … Yönetiminin yaptığı tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına ve aynı yasa hükmü gereğince davacı … Yönetimi yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına ” cümlelerinin yazılması ve sonraki bendlerin takip eden numara verilmek suretiyle düzeltilmesine ve hükmün 6100 sayılı Yasanın geçici 3. maddesi göndermesiyle H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 19.01.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6099 sayılı Yasanın 16. maddesi ile 3402 sayılı Yasaya eklenen 36/A maddesi gereğince davalıdan onama harcı alınmasına yer olmadığına ve peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine 24/10/2011 günü oybirliği ile karar verildi.