YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/19552
KARAR NO : 2010/329
KARAR TARİHİ : 20.01.2010
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, …Köyü 107 ada 28, 199 ada 23 ve 65, 111 ada 7 ve 12 parsel sayılı sırasıyla 1301,06 m2, 684,36 m2, 1598,74 m2, 1100,63 m2 ve 839,60 m2 yüzölçümündeki taşınmazlar, orman niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir. Davacı …, taşınmazların kendisine ait tarım arazisi olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parsellerin tespit gibi orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı … tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 20.Hukuk Dairesinin 27.2.2007 gün ve 2007/222-2377 sayılı kararı ile özetle; “Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli olmadığı, dava konusu taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu yapılıp yapılmadığının araştırılmadığı gibi, hükme dayanak alınan orman bilirkişi raporunun çekişmeli taşınmazın orman olup olmadığını ve hukuki durumunu belirlemeye yeterli ve kanaat verici olmayıp, bu rapora dayanılarak hüküm kurulamayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne, dava konusu taşınmazların kadastro tespitlerinin iptaline ve bahçe niteliği ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 3402 Sayılı Yasanın 4. Maddesi gereğince orman sınırlandırması yapılmıştır.
Davacı …, davalı Hazinenin temyiz isteminden sonra ve istem incelenmeden kimlik fotokopisi ve dilekçenin bizzat verildiğini ve kimlik tasdikini içeren 24.08.2009 tarihli dilekçesiyle davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
Feragat, HUMK.nun 91.maddesinde, taraflardan birinin davadaki neticei talebinden vazgeçmesi olarak tanımlanmış; 95. maddede ise feragatin, kesin hükmün sonuçlarını doğuracağı açıklanmıştır.
Hükmün kesinleşmesinden önceki herhangi bir aşamada davadan feragat edilebilir. Bu bağlamda, Yargıtay Hukuk Dairelerince temyiz incelemesinin yapıldığı aşamada davadan feragat edilebilmesi mümkündür.
-2-
2009/19552 – 2010/329
Somut olayda da; davacı kimliği onaylı dilekçesi ile davadan feragat ettiğini açıkça ve koşulsuz olarak bildirmiştir. Bu beyan çerçevesinde işlem yapılması zorunludur.
1.04.1940 gün ve 1939/15 esas -1940/70 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca, hükümden sonra ortaya çıkan ve temyiz incelemesine usulen engel oluşturan bu durumun yerel mahkemece değerlendirilip karara bağlanması için başkaca inceleme yapılmaksızın ve davadan feragatin değerlendirilmesi nedeniyle sınırlı olmak üzere mahkeme kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle; davacının feragat beyanının mahkemece incelenip değerlendirilmesi ve feragat çerçevesinde bir karar verilebilmesi için mahkeme kararının bu nedenle sınırlı olmak üzere BOZULMASINA 20/01/2010 günü oybirliği ile karar verildi.