Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2010/15938 E. 2011/2648 K. 14.03.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/15938
KARAR NO : 2011/2648
KARAR TARİHİ : 14.03.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı kurum vekili ile davalı Hazine vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
… İlçesi … Mahallesi 143 ada 3 parsel sayılı taşınmaz, 3402 Sayılı Yasaya 5831 Sayılı Yasayla eklenen ek 4 maddesi gereğince yapılan kadastro çalışmalarında ağaçlık niteliğiyle, beyanlar hanesinde kullanım durumu belirtilmeden 558,27 m²’lik bölümünün … mutlak koruma alanında olduğu şerh verilerek Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı … vekili, 05.04.2010 havale tarihli dilekçesi ile, dava konusu taşınmazın davacı kurumun kullanımında olduğundan beyanlar hanesindeki şerhin iptali ile …’nın kullanımında olduğunun şerh verilmesini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davacı kurum vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, 2/B uygulaması ile orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazda bulunan kullanım durumuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3116 Sayılı Yasaya göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu ile 03.03.1993 tarihinde askı ilanı yapılarak 04.09.1993 tarihinde kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulama çalışmaları bulunmaktadır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın ağaçlık niteliğinde olup bitişiğindeki ormanın devamı niteliğinde bulunduğu, eylemli orman olan yerlerin 6831 Sayılı Yasanın 11/5 maddesi uyarınca talep halinde orman niteliği ile tahsis ve tapuya tescil edileceğine göre … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının davası reddedildiği halde, davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesai dikkate alınarak lehine 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru değil ise de, bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu nedenle, hüküm fıkrasının 3. bendinin tamamen kaldırılarak yerine 3. bent olarak “3-Davalı Hazine vekilinin sarf ettiği emek ve mesaisine karşılık 3402 Sayılı Yasanın 31. maddesi uyarınca 150 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Hazineye verilmesine,”cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve H.Y.U.Y.nın 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, aşağıda … onama harcının …’na yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 14.03.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.