Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/11754 E. 2011/10617 K. 27.09.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/11754
KARAR NO : 2011/10617
KARAR TARİHİ : 27.09.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Orman Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Kadastro sırasında … köyü 107 ada 16 ve 108 ada 1 parsel sayılı 859,97-418,77 m2 yüzölçümlü taşınmazlar mera niteliği ile tepit edilmiştir. Davacı … Yönetimi, taşınmazların orman sayılan yerlerden olduğu, davacı … tapu kaydı ve zilyetlik iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece Orman Yönetiminin davasının reddine, davacı …’ın … köyü tüzelkişiliği aleyhine açtığı davanın husumetten reddine, davacı …’ın Hazine ve … köyü tüzelkişiliği aleyhine açtığı davanın kabulü ile dava konusu 107 ada 16 ve 108 ada 1 sayılı parsellerinn kadastro tespitlerinin iptaliyle … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm Orman Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasanın 4. maddesi hükmüne gore orman sınırlandırması yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
1) Davacı … Yönetiminin temyiz itirazları yönünden;
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişi tarafından eski tarihli hava fotoğrafları ve memleket haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan inceleme ve araştırmada çekişmeli taşınmazların orman sayılmayan yerlerden olduğu anlaşıldığına ve … biçimde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik bulunmadığına göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) Davalı Hazinenin temyiz itirazları Yönünden;
Mahkemece, çekişmeli taşınmazın 07.6.1973 tarih ve 29 sayılı tapu kaydı kapsamında kaldığı gibi üzerinde 50-60 yıldan beri zilyetlik sürdürüldüğü gerekçesiyle davacı gerçek kişinin davasının kabulüne karar verilmiş ise de, çekişmeli taşınmazlarında içinde bulunduğu geniş alan, toprak tevzi komisyonunun 16.11.1962 tarih ve 63 sayılı kararı ile mera olarak tespit edilmiş olup, meraların zilyetlikle kazanılması mümkün değildir. Ne var ki davacı, Hazine ve davalı köyün taraf olduğu tescil davası ile oluşan tapu kaydına dayandığından ve davalı taşınmazların yüzölçümünün tapu miktarından fazla olması ve tapu kaydının da miktarı ile geçerli olması karşısında tescil hükmünün kesin hüküm oluşturması nedeniyle tescil krokisinin uygulanarak zeminde kapsamının belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle; Mahkemece, davacının dayandığı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kaydının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz yada taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmeli, bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20.maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada kayıtların revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle gözönünde tutulmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmeli, bu yolla dava konusu taşınmazların dayanılan tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, dayanak tapu kaydı genişletilebilir sınırları içerdiğinden, komşu kayıtlardan yararlanmak ve sabit sınırdan başlamak üzere yöntemince zemine uygulanıp, 3402 sayılı Yasanın 20/C ve 32/3 maddeleri gereğince yüzölçümüne değer verilerek kapsamları belirlenmeli; miktar fazlasının sınırda bulunan meradan açma yapılarak kazanıldığı kabul edilmeli; … bilirkişiye kayıtların kapsamlarını belirtir ve keşfi izlemeye imkan verir kroki düzenlettirilmelidir.
SONUÇ; 1) Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenlerle; davacı … Yönetiminin temyiz itirazlarının REDDİNE,
2) 2.bentte açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 27/09/2011 günü oybirliği ile karar verildi.