YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/10075
KARAR NO : 2010/6641
KARAR TARİHİ : 31.05.2010
Mahkemesi :Sulh Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki ayıplı malın iadesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, müvekkilinin davalı firmanın Erzurum mağazasından 14.08.2007 tarihinde satın aldığı cep telefonunun klonlanmış olması nedeniyle ayıplı olduğundan davalı firmadan telefonun değiştirilmesi veya ayıbın giderilmesi talep edilmesine rağmen talebinin yerine getirilmediğini bildirerek ayıplı malın geri alınarak davalı firmaya ödenen bedelin faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının tacir olduğunu ve dava konusu telefonun faturasının şirket adına düzenlendiğini, TTK hükümleri gereğince talep hakkının zamanaşımına uğradığını, ayrıca davalının ikametgahının Kartal ilçesi olması nedeniyle yetki itirazında bulunduklarını, davacının ayıp ihbar sürelerine de uymadığını ve ayrıca telefonun ayıplı olmadığını bildirerek dosyanın yetkili ve görevli Kartal Sulh Hukuk mahkemelerine gönderilmesine, davanın hak düşürücü süre ve esas yönünden reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, taraflar arasındaki alım-satımın ticari olduğu, davanın teslimden itibaren 6 aylık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, sözleşmenin ifa yerinin Erzurum olduğu gerekçeleriyle yetki itirazının ve davanın da zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, ayıplı malın iadesi ile ödenen bedelin faizi ile iadesi istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece tarafların tacir olduğu dikkate alınarak TTK.nun 25/3.maddesinde belirtilen ihbar süresi üzerinde durularak ve anılan maddedeki ihbar sürelerinin zamanaşımı değil hak düşürücü süre olduğu gözetilerek davanın bu gerekçe ile reddi gerekirken aynı yasanın 25/4 ve BK.nun 207.maddesi hükümleri gereğince davanın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddine karar verilmesi doğru değil ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK.nun 438/son maddesi hükmü gereğince gerekçesi değiştirilerek ve düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle yerel mahkeme hükmünün gerekçe bölümünün düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA , peşin harcın istek halinde iadesine, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.