YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/7643
KARAR NO : 2011/10196
KARAR TARİHİ : 20.09.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki orman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi, … köyünde 5304 sayılı Kanunla değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan arazi kadastrosu çalışmalarının 16.02.2007 tarihinde ilan edildiğini belirterek, yapılan incelemede orman kadastro paftası çalışma alanı içindeki ormansız alan olarak gösterilen ve itiraz 20 parsel numarası verilen kısma yönelik çalışmaların iptali ile Hazine adına Devlet ormanı vasfıyla tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Dava konusu yerle ilgili 1064 ada 1, 2 ve 3, 1065 ada 1, 2, 3 ve 4, 1067 ada 1 numaraları ile kadastro tespit tutanakları düzenlenerek, 3402 sayılı Yasının 5. maddesi uyarınca kadastro mahkemesine gönderilmiş ve mahkemece tutanağın edinme sütununda yazılı kişiler davaya dahil edildikten sonra davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine, 1064 ada 3, 1065 ada 2, 1067 ada 1 parselin tümü ile 1064 ada 4 sayılı parselin fen bilirkişi raporunda (A) harfi, 1065 ada 3 sayılı parselin (C) harfi, 1065 ada 1 sayılı parselin (I) harfi, 1064 ada 2 sayılı parselin (G) harfi ile gösterilen kısmının tespitinin iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tesciline, dava konusu parsellerden 1064 ada 1 parselin tümü ile fen bilirkişi raporunda 1065 ada 4 parselin (B) harfi, 1065 ada 3 parselin (D) harfi, 1065 ada 1 parselin (J) harfi, 1064 ada 2 parselin (H) harfi ile gösterilen kısımlarının tespit gibi tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava oman kadastrosuna ve kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastro çalışmaları 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa uyarınca yapılmıştır.
Davacı … Yönetimi, 17.12.2009 günlü dilekçesinde … köyünde 5304 sayılı Yasa ile değişik 3402 sayılı Yasa hükümlerine göre yapılan orman kadastrosunun ilana çıkartıldığını, ancak dava dilekçesine ekli memleket haritasında 20 ile gösterilen alanın orman sayılan yerlerden olduğu halde orman sınırları dışında bırakıldığını belirterek,bu alanın orman niteliğiyle Hazine adına tescili isteğiyle Hazine ve köy tüzelkişiliğine husumet yönelterek dava açmış,davaya konu yerler hakkında 1067 ada 1, 1064 ada 1,2,3 ve 1065 ada 1,2,3,4 parsel numarası verilerek malik haneleri açık bırakılıp kadastro tespit tutanakları düzenlenerek 3402 sayılı Yasanın 5. Maddesi uyarınca kadastro mahkemesine aktarılmıştır.Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hükme yeterli değildir. 3402 sayılı Yasanın 30/2 maddesine göre kadastro mahkemesince kadastro komisyonlarından gönderilen tutanaklar ile mahalli mahkemelerden devredilen dosyaların muhtevasından malik tespiti yapılamadığı veya dava açan mirasçının dışında başka mirasçıların da bulunduğu anlaşıldığı takdirde resen görülen lüzum üzerine diğer delliller de toplanarak, taşınmazların kimin adına tescil edileceğine karar vermekle yükümlüdür.
Somut olayda; orman ve fen bilirkişi raporlarında çekişmeli taşımazlandan 1064 ada 2 sayılı parselin 2/H, 1065 ada1 sayılı parselin 1/j, 1065 ada 3 sayılı parselin 3/D, 1065 ada 4 sayılı parselin 4/B harfi ile gösterilen bölümlerine ilişkin olarak da tutanakların malik hanesi boş bırakılmak suretiyle kadastro mahkemesine gönderildiğinden 3402 sayılı Yasanın 5, 11, 25, 27 ve 30. maddeler çerçevesinde tarafların gösterekleri tüm kanıtlar ile 3402 sayılı Yasanın 30/2. maddesi gereğince mahkemece lüzum görülen diğer deliller de toplanmak suretiyle gerçek hak sahipleri adına tesciline karar verilmesi gerekirken herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmadan bu taşınmazlara ait (H), (J), (D) ve (B) harfi ile gösterilen kısımlarının dava konusu olmadığından söz edilerek yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.
Ayrıca, 1064 ada 1 sayılı parsel yönünden de 3402 sayılı Yasanın 30/2. madde koşullarının uygulanması gerektiğinden, zilyetlik koşullarının araştırılmaması da doğru değildir. Bu nedenle, bu parsel yönünden de ziraatçi bilirkişi ve zilyetlik tanıkları dinlenerek, taşınmazın zilyetlikle kazanılacak yerlerden olup olmadığı ve davalı kişi yararına 3402 sayılı Yasanın 14 ve 17. maddelerindeki koşulların gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmelidir. Yine, taşınmazın malik hanesi boş bırakıldığı halde tespit gibi tesciline karar verilmesi de doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 20.09.2011 günü oy birliği ile karar verildi.