Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/1996 E. 2011/5365 K. 02.05.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/1996
KARAR NO : 2011/5365
KARAR TARİHİ : 02.05.2011

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R

Kadastro sırasında, … ilçesi … … mevkii 564 ada 1 parsel sayılı 55900,86 m² yüzölçümündeki taşınmaz, belgesizden tarla niteliği ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalılar adına tespit edilmiştir. Davacı Hazine, taşınmazın Hazineye ait olduğu, davacı gerçek kişiler ise murislerinden kaldığı iddiasıyla dava açmışlardır. Mahkemece; Hazine ve gerçek kişilerin davasının kısmen kabul kısmen reddine ve dava konusu parselin fen bilirkişisi … …’in 07.04.2010 tarihli rapor ve eki krokide (A) işaretli 7965,49 m² yüzölçümlü bölümünün orman niteliği ile Hazine adına, (B) işaretli 47935,37 m² yüzölçümlü bölümünün Antalya 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 30.05.2008 gün 2008/881-982 sayılı mirasçılık belgesinde belirtilen … mirasçıları adına miras payları oranında tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm Hazine tarafından (B) işaretli bölüme yönelik temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce 3302 sayılı Yasaya göre 2007 yılında yapılıp 03.04.2007 – 03.10.2007 tarihleri arasında ilan edilerek kesinleşen orman kadastrosu ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
Dava konusu taşınmaz belgesizden tarla niteliği ile davalı gerçek kişi adına tespit olunmuş ise de, davacı Hazine taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğunu ileri sürerek kadastro tespitinin iptalini istemiştir. İddianın ileri sürülüş biçimine ve taşınmazın sınırında dere bulunduğuna göre, çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, sulu yoksa kuru arazi niteliğinde olduğu ile aynı çalışma alanı içerisinde davalılar yararına senetsizden tespit gören yer olup olmadığı araştırılmamıştır. Mahkemece eksik soruşturma ile hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
O halde; mahkemece, 3402 sayılı Yasanın 14/1. maddesinde yazılı 40 ve 100 dönüm kısıtlama araştırmasının aynı maddenin 03/07/2005 gün ve 5403 Sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanma Yasası ile değiştirilen 2. fıkrası hükümlerine göre yapılacağı düşünülerek, davalı ve davacı gerçek kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tespit ve tescil edilen taşınmaz olup
olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı Hukuk Mahkemesi Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyaları getirtilip incelenmeli, daha sonra önceki bilirkişiler dışında bir ziraat mühendisi, bir jeoloji mühendisi ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazın aktif dere yatağı olup olmadığı, dere yatağından kazanılıp kazanılmadığı, bu yön itibariyle zilyetlikle iktisabı mümkün olan yerlerden olup olmadığı tespit edilmeli, dava konusu taşınmazın sulu ya da kuru tarım arazisi olup olmadığı konusunda (5403 sayılı Yasanın 3/j maddesi ile Taşınmaz Malların Sınırlandırma Tespit ve Kontrol İşleri Hakkındaki Yönetmeliğin değişik 10. maddesinin ikinci fıkrası hükümlerine göre, sulu tarım arazisi: tarım yapılan bitkilerin büyüme devresinde ihtiyaç duyduğu suyun, su kaynağından alınarak yeterli miktarda ve kontrollü bir şekilde karşılandığı araziler olarak açıklandığından) ziraat mühendisinden yasanın amacına uygun rapor alınmalı, bundan sonra toplanan delillerin tümü birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA 02/05/2011 günü oybirliği ile karar verildi.