YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/809
KARAR NO : 2011/4133
KARAR TARİHİ : 11.04.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı … Yönetimi … Köyü 1289, 1403, 1407, 1494, 1505, 1575 parsel sayılı taşınmazların 1977 yılında yapılan arazi kadastrosu sırasında mera niteliği ile sınırlandırılıp özel siciline yazıldığını, daha sonra 2002 yılında mera tespit komisyonunca 4342 sayılı Yasaya göre yapılan çalışmada da mera olarak tespit ve tahsis edildiğini, yörede 1970 yılında yapılan orman kadastrosu sınırları içinde kaldığını ve işlemin kesinleştiğini belirterek mera tahsis kararının iptali ile orman niteliği ile Hazine tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu 1579 ve 1407 parsellerin tamamının, 1403 parselin krokide (A)=368849,05 m2, 1494 parselin (A)=3737,34 m2, 1505 parselin (A)=155047,14 m2, 1289 parselin (A)=38014,64 m2’lik kısmının tapu kaydının iptaline ve orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … Yönetimi ve davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, mera tahsis kararının iptali, kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kalan taşınmazların kaydının iptal ve tescil istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazların bulunduğu yerde 1970 yılında yapılan ve kesinleşen orman kadastrosunda, dava konusu taşınmazlar, kısmen orman sınırları içinde bırakılmış, 1977 yılında yapılan arazi kadastrosunda ise kişi adına özel mülk olarak tespit ve yolsuz olarak tescil edilmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların kısmen 1970 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldığı ve kesinleştiği, taşınmaz kısmen daha önce yapılan orman kadastro sınırları içinde olduğu halde, arazi kadastro ekiplerinin bu durumu gözönünde bulundurmadan, hata ile ikinci kere kadastrosunu yapıp yolsuz olarak sicil oluşturulmuşsa da, 766 Sayılı Yasanın 46/2 ve 3402 Sayılı Yasanın 22/1. maddeleri gereğince ikinci kadastronun yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.nın 1026 (E.M.Y.nın 934. İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalıya hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan kısmın tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (izhari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren bu kısımda mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, bu tür kayıtlarda T.M.Y.’nın 1023 (E.M.Y.931 İsviçre M.Y.974) maddesindeki “iyi niyetle edinme” kuralının da
uygulanamayacağı belirlenerek kaydın kısmen iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazinenin temyiz itirazlarının reddine, taşınmazların kısmen de orman tahdit hattı dışında kaldıkları ve orman sayılmayan yerlerden oldukları saptanarak davanın kısmen reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından davacı … Yönetiminin de temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. Ancak, dava konusu taşınmazlar mera özel sicilinde kayıtlı olduğu halde hüküm kısmında tapu kaydının iptaline karar verilmesi ve dava dilekçesinde mera tahsis kararının iptali de istendiği halde bu konuda bir karar verilmemesi doğru değil ise de; bu husus hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hükmün düzeltilerek onanması uygun görülmüştür. Bu sebeple, hükmün 1. bendinin 10. satırında yer alan “…tapu kaydının iptali ile orman vasfı ile Hazine adına kayıt ve tesciline” kelimeleri kaldırılarak, bunun yerine “…mera tespit, tahdit ve tahsis işleminin iptaline, mera özel sicilindeki kayıtlarının silinmesi ile orman niteliğinde Hazine adına tapuya tesciline” kelimelerinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının Orman Yönetimine yükletilmesine, Hazineden harç alınmasına yer olmadığına 11/04/2011 günü oybirliğiyle karar verildi.