YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/4244
KARAR NO : 2011/3886
KARAR TARİHİ : 05.04.2011
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında, ….Mahalle 237 ada 424 parsel sayılı 8574 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, Şubat 1968 tarih 28 ve 29 numaralı tapu kaydı ile tarla olarak kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle davalı adına tesbit edilmiştir. Davacı Orman Yönetimi, paftada (8) numaralı bölümün orman sayılan yer olduğu iddiasıyla dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tesbit gibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hükmün davacı Orman Yönetimi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 07/ 04/ 2009 tarih, 2009/ 3598- 5938 sayılı ilamı ile bozulmuştur. Sözü geçen bozma ilamında “ İncelenen dosya kapsamına, mahkemece yapılan keşif ve alınan orman bilirkişi kurulu raporuna göre davanın reddi ile taşınmazın tesbit gibi davalı adına tesciline karar verilmiş olmasının yerinde olmadığı, Dairede aynı gün temyiz incelemesi yapılan Mahkemenin 2008/100, 102, 84, 209, 210 ve 211 (Dairenin 2009/3594, 3596, 3597, 3598, 3603 ve 3604) Esas sayılı dava dosyalarının benzer mahiyette olduğu, taşınmazların birbirine yakın ve aynı bilirkişi raporları bulunduğu, alınan uzman orman mühendisi bilirkişi kurulu raporunda taşınmazın bir bölümünün hava fotoğrafında koyu renkli alanda işaretlendiği ve memleket haritasında üzerinde çalılık işareti bulunan alanda gösterildiği, buna rağmen taşınmazın memleket haritasında, amenajman planı ve hava fotoğraflarında tamamının açık alanda ve orman sayılmayan yer olduğunun açıklandığı, bu hali ile raporun kendi içinde çelişkili olduğu ve mahkemece de bu çelişki üzerinde durulup giderilmediği ve kendi içinde çelişkili rapora dayalı olarak hüküm kurulduğu açıklandıktan sonra mahkemece, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen … ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman yüksek orman mühendisleri arasından seçilecek üç mühendis ve bir fen elemanı aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmaz ile birlikte … araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; birbirine yakın parseller hakkında ortak keşif yapılarak aynı uzman bilirkişiden rapor alınması, hava fotoğrafındaki koyu ve açık renk olarak gösterilen bölümlerin açıklığa kavuşturulması, 3116, 4785 ve 5658 Sayılı Yasalar karşısındaki durumunun saptanması; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 Sayılı Yasanın 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01.06.1988 gün ve 31/13 E.K.; 14.03.1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13.06.1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03.03.2005 gününde yürürlüğe giren 5304 Sayılı Yasanın 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer
kazanılamayacağı, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yok edilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğunun düşünülmesi; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresinin incelenmesi; keşifte, hakim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; orman kadastrosu kesinleşmediğine göre, fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulanacak kesinleşmemiş tahdit haritası ile irtibatlı, taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine ablike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu … parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmesi; yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması ve oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi “ gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine, çekişmeli taşınmazın tespit gibi davalı adına tapuya tesciline karar verilmiş, bu karar Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraz niteliğindedir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde orman kadastrosu 3402 sayılı Yasanın 5304 sayılı Yasa ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel orman alanı dışında bırakılmıştır.
Mahkemece çekişmeli taşınmazın orman sayılmayan yerlerden olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da delillerin değerlendirilmesinde hataya düşülmüştür.
Çekişmeli taşınmaz Şubat 1968 Tarih, 28 ve 29 numaralı tapu kayıtları uygulanmak suretiyle tespit edilmiştir.
1771 Sayılı Yasa gereğince oluştuğu anlaşılan bu kayıtlar bir yönden “FUNDALIK” sınırı okumakta olup; taşınmaz eylemli olarak da Boztepe Devlet Ormanına bitişik bulunmaktadır. Kayıtları toplam miktarı 16000m2dir. Tapunun dava dışı 8253m2 yüz ölçümlü 422 parsele de uygulandığı ve bu parselin kişi adına olan tespitinin kesinleştiği anlaşılmaktadır. Her iki parsel birlikte değerlendirildiğinde 827m2 miktar aşımı söz konusudur. Tapu kayıtları tutunanın lehine olduğu kadar aleyhine de delil teşkil eder. Miktar fazlası olan bu kesim hem tapu kaydı sınırının orman okuması, hem de taşınmazın eylemli biçimde ormana sınır olması nedeniyle zilyetlikle kazanılabilecek yerlerden değildir. Bu nedenle tespit dayanağı Şubat 1968 tarih 28 ve 29 numaralı tapu kayıtlarının miktarı ile geçerli kapsamı belirlenmelidir. 3402 Sayılı Yasanın 20/C maddesi gereğince gayri sabit hudutlu kayıtlar miktarları ile geçerli olup, aynı yasanın 21/1. maddesinde “kayıt ve belgelerde miktara itibar edilmesi gerektiği hallerde kayıt ve belgeler değişebilen ve genişletilmeye elverişli sınırı ihtiva ediyorsa miktar fazlası o taraftan ifraz edilir” denmektedir. Çekişmeli taşınmaz güney yönden Köprüdere Devlet Ormanlarına bitişiktir. Bu nedenle; kayıt miktarının belirlenmesi, miktar fazlasının sınırda bulunan ormana el atmak suretiyle kazanıldığının kabul edilmesi, fen bilirkişisinden infaza elverişli ek rapor alınarak miktar fazlası yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gereklidir. Değinilen yönler gözetilmeksizin kurulan hüküm usul ve yasaya aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı Orman Yönetiminin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine 05/04/2011 gününde oybirliği ile karar verildi.