Yargıtay Kararı 20. Hukuk Dairesi 2011/825 E. 2011/4132 K. 11.04.2011 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2011/825
KARAR NO : 2011/4132
KARAR TARİHİ : 11.04.2011

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tescil davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılardan Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Davacı dava dilekçesinde sınırlarını bildirdiği … Köyü Karanlıkkapı-Kocamazı mevkiinde bulunan taşınmazın tapuda kayıtlı olmadığını, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla taşınmaz edinme koşullarının yararına oluştuğunu iddia ederek Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmüne göre adına tescilini istemiştir. Mahkemece 19.12.2008 tarihli krokide (B)=21505 m2 bölümün Hazine adına tapuda kayıtlı 262 sayılı parsel içinde kaldığından reddine, krokide (A)=5015 m2 bölüme yönelik davacının davasının reddine, müdahil Orman Yönetiminin davasının kabulüne, taşınmazın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya teciline karar verilmiş, hüküm davalılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, Medeni Yasanın 713. Maddesi hükmü uyarınca tapusuz olan taşınmazın tesciline ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde tespit tarihinden önce orman kadastrosu yapılmamıştır. Genel arazi kadastrosu işlemi 1956 yılında yapılmış ve sonuçları 25.08.1956 – 24.09.1956 tarihleri arasında ilan edilmiş ve kesinleşmiştir. Kesinleşme tarihi ile davanın açıldığı tarih arasında 20 yıllık süre geçmiştir.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve çekişmeli taşınmazın eski tarihli memleket haritasında çalılık alan olarak gözüktüğü, eğiminin de % 18-20 olup, 6831 Sayılı Yasanın 1/j maddesi karşıt kavramından orman sayılan yerlerden olduğu belirlenerek krokide (A) ile gösterilen kısımın orman niteliği ile Hazine adına tescile karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, dava tescil davası olup ve bu tür davalarda davalılar yasal hasım olduğundan aleyhine harç yükletilemeyeceğinden hükümden 3. bendin çıkartılarak düzeltilmesine ve hükmün H.Y.U.Y.’nın 438/7. maddesine göre bu düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, Harçlar Yasasının değişik 13/j maddesi gereğince harç alınmasına yer olmadığına 11.04.2011 günü oybirliğiyle karar verildi.