Yargıtay Kararı 19. Hukuk Dairesi 2009/12030 E. 2010/8791 K. 12.07.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2009/12030
KARAR NO : 2010/8791
KARAR TARİHİ : 12.07.2010

Mahkemesi : 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki karşılıklı alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı esas davanın reddi, karşı davanın açılmamış sayılmasına, yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, tekstil alanında faaliyet gösteren ve ihracatçı şirket olan müvekkili şirketin son olarak davalı …’nın Türkiye’ye ithal ettiği ve davalı … satın alınan ve müvekkili tarafından imal edilen penyelerde aksesuar olarak kullanılan baskı, çıkartma, taş ve düğmelerin ayıplı çıktığının, penyelerin gönderilmiş olduğu dava dışı . …. Ltd.Şti tarafından yaptırılan laboratuvar testleriyle anlaşıldığını ve ayıba istinaden dava dışı bu şirkete 110.000 USD reklamasyon bedelinin ödendiğini bildirerek 110.000 USD’nin 13.06.2003 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı …vekili, davacının, konfeksiyon piyasasında üreticilerin uyması gereken genel kurallara uymayarak dava konusu ürünlerle ilgili yaptırması gereken testlerin tamamını yaptırmadığını, baskı sırasında dava konusu ürünlerde sorun olduğunun öğrenilmesi üzerine sorunlu olan ürünlerin değiştirileceğinin davacıya bildirilmesine rağmen davacı şirketin bile bile ürünleri ihraç ettiğini, davacı şirketin değiştirme işlemini beklemeyerek zarara sebebiyet verdiğini, ancak bu süreçte bir kısım ürünlerin değiştirildiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Davalı Sümer Konfeksiyon vekili, öncelikle yetkili mahkemenin … Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğundan bahisle yetki itirazında bulunmuş, ayıbın TTK.nun 25/3.maddesi kapsamında süresinde ihbar edilmediğini müvekkil şirket tarafından satılan ürünlerin ayıpsız olduğunun test sonuçlarıyla ortaya konulduğunu, davacının üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Birleşen dosya davacısı Sümer Konfeksiyon vekili, dava konusu malzemelerin satış bedeli bakiye alacağına tekabül eden 45.998.55 TL’nin faiziyle birlikte davalı … Tekstil’den tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Birleşen dosya davalısı … Tekstil vekili, malzemelerin ayıplı çıktığını bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre, birleştirilen davanın takip edilmediğinden açılmamış sayılmasına, asıl davanın ise dava konusu ürünlerin ayıplı olduğunun üretim aşamasında ortaya çıkıp, davacının buna vakıf olmasına rağmen,davacı tarafça davalı …’nın ayıplı ürünlerin yenileriyle değiştirilme teklifine duyarsız kalıp gecikmemek adına tüm riskleri göze alarak başka bir atölyede üretime devam etmesi ve üretilen ürünleri ihraç etmesi nedeniyle davalı yanın kusurlu bulunmadığı, ayrıca davacı yanın reklamasyona maruz kaldığını ve reklamasyon bedelini ödediğini, sunulan kısmi havale makbuzunun reklamasyona ilişkin olduğunu kanıtlayamadığı gibi havale tarihinin ürünün satışını gerçekleştiren yurtdışı firmalar arasındaki yazışma tarihlerinden önceye ait bulunduğunu ve havale yapılan firma ile ithalatçı firma bağlantısının sağlanamadığı, davacı yanın ürünleri ayıpsız fiyatlarıyla ihraç ettiğinden ve reklamasyon bedelini de ödediğini kanıtlayamadığından tazminat isteminin kabulünün sebepsiz zenginleşmeye neden olacağı, bu anlamda bilirkişi raporunda yer alan kısmi zarar talep edilebileceği yönündeki görüşe itibar edilemeyeceği gerekçeleriyle reddine karar verilmiş, hüküm davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı-karşı davalı vekilinin yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenden alınmasına, 12.07.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.