YARGITAY KARARI
DAİRE : 20. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/16550
KARAR NO : 2011/2404
KARAR TARİHİ : 09.03.2011
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tapu iptali tescil ve elatmanın önlenmesi davasının yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı Orman Yönetimi ve davalı İski Genel Müdürlüğü tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
1957 yılında … köyünde yapılan kadastro sırasında 862 parsel sayılı 2.600 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, senetsiz ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla mandıra ve tarla niteliği ile … adına tespit edilmiş, Hazine ve Orman yönetiminin açtıkları dava sonucu … Tapulama Mahkemesinin 05.10.1966 gün 1963/489-1966/78 sayılı karar ile çekişmeli taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı gerekçesiyle 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca kadastro dışı bırakılmasına karar verilmiş, temyiz üzerine Yargıtay 7. Hukuk Dairesince, hüküm fıkrasında yer alan 766 Sayılı Yasanın 2. maddesi uyarınca kadastro dışı bırakılmasına cümlesinin çıkarılarak bunun yerine 766 Sayılı Yasanın 46. maddesi uyarınca orman olarak tapu kütüğüne aktarılmasına cümlesinin yazılması suretiyle düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. Daha sonra çekişmeli taşınmaz 1972 yılında kamulaştırılarak 2444 ve 2445 parsellere ayrılmıştır. 2444 sayılı parsel 2.600 m2 yüzölçümlü olarak isale hattı niteliği ile İski Genel Müdürlüğü adına tapuda kayıtlıdır.
Davacı Orman Yönetimi, 2444 sayılı parselin kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığı, tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline ve davalının el atmasının önlenmesine karar verilmesi istemiyle dava açmıştır.
Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptal edilerek orman niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı orman yönetimi ve davalı İski Genel Müdürlüğü tarafından temyiz edilmiştir..
Dava, kesinleşen orman tahdit haritası içinde kalan tapu kaydının iptali tescil ve el atmanın önlenmesi istemine ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1939 yılında 3116 sayılı yasa hükümlerine göre yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 15.6.1988 tarihinde ilan edilerek kesinleşen aplikasyon ve 2/B madde uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye ve uzman orman ve fen bilirkişiler tarafından kesinleşen orman kadastrosuna ait harita ve tutanaklar ile arazi kadastrosu paftasının uygulanması sonucu dava konusu taşınmazların 1939 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu sınırları içinde kaldıkları, taşınmazlar daha önce yapılan orman kadastrosunun sınırları içinde ve tapu sicilinde orman niteliğiyle Hazine adına kayıtlı ve mülkiyet hakkı Hazineye ait kamu malı orman olduğu halde, 1972 yılında bu durum gözönünde bulundurmadan, kamulaştırılarak yolsuz olarak Sular İdaresi Genel Müdürlüğü adına sicil oluşturulmuşsa da, tapu kaydının yolsuz (T.M.Y.nın 1025. md.) ve bütün sonuçlarıyla hükümsüz olması nedeniyle malikine mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve T.M.Y.’nın 1026. (E.M.Y. 934 – İsviçre 976) maddesi gereğince sicilin hiç bir süreye bağlı kalmadan her zaman iptal edileceği, somut olayda 3402 Sayılı Yasanın 12/3. maddesi hükümlerinin uygulanma olanağının da bulunmadığı, baştan beri yolsuz tescil niteliğinde oluşturulan sicil kaydının, davalı kuruma hiç bir zaman mülkiyet hakkı kazandırmayacağı ve başlangıcından itibaren yolsuz ve geçersiz olan tapu kaydının iptaline ilişkin mahkeme kararının yenilik doğuran (inşai) mülkiyet hakkını sona erdiren bir hüküm olmayıp, mevcut durumu saptayıp hukuksallaştıran, açıklayıcı (ihzari), başka bir anlatımla; sicilin oluştuğu tarihten itibaren mülkiyet hakkının doğmadığını, sicilin yolsuz ve geçersiz olduğunu belirleyen bir hüküm olduğu, gözetilerek kaydın iptaline karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, Orman Yönetimi, davalının el atmasının önlenmesini de istediği ve mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde mahkemece maddi yanılgı ile davalının elatmasının önlenmesine karar verilmemesi doğru değil ise de, bu durum hükmün bozulmasını ve yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir. Bu sebeple; hükmün 1. bendinin sonuna “davalı İski Genel Müdürlüğünün çekişmeli parsele yönelik el atmasının önlenmesine” cümlesinin yazılması suretiyle hükmün düzeltilmesine ve hükmün H.U.M.Y.’nın 438/7. maddesine bu düzeltilmiş şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 09/03/2011 günü oybirliği ile karar verildi.